www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
HASAN REKLAM-2
Bu haber 6255 kez okundu. | Kategori : SENDİKALAR
Haberin Tarihi :   05 Eylül 2017 - 19:32

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, SORUMLULUKLARI VE BİRARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜNE KATKILARI

Büyüt
Küçült
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, SORUMLULUKLARI VE BİRARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜNE
Ufuk insan Hz.Muhammed Mustafa (SAV)’in de henüz peygamberlikle görevlendirilmezden önce üyesi olup görev aldığı Hilfulfudul (Erdemliler Cemiyeti)’da sivil toplum kuruluşlarına gösterilecek en güzel örnektir.

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, SORUMLULUKLARI VE BİRARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜNE KATKILARI

Ufuk insan Hz.Muhammed Mustafa (SAV)’in de henüz peygamberlikle görevlendirilmezden önce üyesi olup görev aldığı Hilfulfudul (Erdemliler Cemiyeti)’da sivil toplum kuruluşlarına gösterilecek en güzel örnektir.

Tarihi süreçte sivil toplum kuruluşlarının ortaya çıkışları incelendiğinde;  ait oldukları milletlerin örf, adet, gelenek, töre ve kültürel manada yozlaşmaların önüne geçmek,  geçmişlerini unutmadan, unutturmadan geleceğin inşasını tesis etmek ve haksızlığa uğrayanların haklarını iade etmek, maddi ve sosyal beklentileri karşılamak amaçlı oldukları görülecektir.

Mesela Ufuk insan Hz.Muhammed (SAV)’in 63 yıllık ömrü hayatlarında, unutulmuş insanlığı yeniden canlandırması ve oluşan yeni milletin kendi yaşam biçimini hayata geçirip dışarıdan özü bozabilecek her türlü örf ve adetlerden uzak tutması tüm uygulamalarında göze çarpmaktadır. Çünkü toplulukları millet yapan kültürel birlikteliklerdir. Bununla beraber hayat felsefesi olarak Üsve-i Hasene (insanlara her alanda an güzel örnek) Hz.Muhammed (AS)’ın uygulamalarını kendilerine şiar kabul eden ecdadımız da aynı yolu takip etmişler ve bünyelerinde adından insanlık âleminin sonuna kadar bahsedilecek olan sivil toplum kuruluşlarını alabildiğine yaygınlaştırmışlardır. Kuruluşunu gerçekleştirdikleri vakıflar sayesinde kanadı kırık kuşlar dahi nasibini almış ve onlar için de yaşamı kolaylaştırıcı uygulamalar vücut bulmuştur. Esasen kimsesizlerin kimsesi, sessizlerin sesi sloganının tam karşılığı olan sivil toplum kuruluşları, kendi aralarında kanun haline getirdikleri usul ve esaslarla hem faaliyetlerini hem de içerisinde yaşadıkları toplumun ali menfaatini düşünmüşler ve bu uğurda yapmış oldukları çalışmalarla da toplumun refah ve bir arada yaşamalarına üstün katkıda bulunmuşlardır. Bu tür oluşumların başında yer alan Ahilik teşkilatı da sivil toplum kuruluşu olarak gösterebileceğimiz en önemli oluşumlardan birisidir.

Esasen sivil toplum kuruluşları, üstlendikleri görev ve sorumlulukları ile merkezi hükumetin de yükünü en hafife indirme özellik ve güzelliklerine sahiptir ve olmalıdır da. Yine asrısaadet döneminde her kabilenin ayrı ayrı görevleri üstlenmeleri bu hususta da göstereceğimiz en önemli sivil toplum harekâtıdır.  El hâk sivil toplum kuruluşları merkezi veya yerel yönetim ve kurum-kuruluşlara bir baş kaldırı değil, bilakis yönetimlere ışık tutan, aynı zamanda fertlerle idareciler arasında bir köprü vazifesini üstlenen, toplumun bir arada huzur içerisinde yaşamalarını kolaylaştırıcı sivil ve sosyal birliktelik olarak görülmesi gerektiği hususu önem arz etmektedir.

Olası kamuoyu oluşturmalardan, ihtiyaç sahiplerinin bilumum ihtiyaçlarının giderilmesinden tutun, hak-hukuk ve adaletin yerli yerine konulmasına,  iftira, yalan-suizan ve düşmanca tavırlar neticesi haksızlığa uğrayanların haklarının iadesine varıncaya kadar sivil toplum kuruluşlarına çok görevler düşmektedir. Üyelerinin ve içerisinde yaşanılan toplumların problemlerini tam olarak çözemese de en azından önemli bir kısmını çözüme kavuşturma güç ve etkisine sahip sivil toplum kuruluşları aynı zamanda toplumun da bir sigortası konumundadır.

Milleti oluşturan fertlerin tamamının aynı gelire sahip olması imkânsızdır. Bu amaçla sosyal devlet anlayışı doğrultusunda Evsiz-barksız, aç-susuz, işsiz ve her türlü yardıma muhtaç şahıs ve ailelerin ihtiyaçlarının karşılanmasında da etkin görev üstlenmek,  faaliyetlerini sürdüren sivil toplum kuruluşlarının, “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır” Nebevi sözüyle de manen karşılık alacaklar arasında yer alırlar.

Milli birlik ve beraberlik hususlarında da sivil toplum kuruluşları etkin görev üstlenmişlerdir. Devleti diğer ülkeler karşısında güçsüz hale getirmek, bölüp parçalamak ve yok etmek için dış güçlerin güdümünde hainlik yapanların karşısında sağlam kale vazifesi görüp ve her türlü yıkıcı-bölücü grupların önlerine set olmak da sivil toplum kuruluşlarının olmazsa olmazları arasında yer almalıdır. Nitekim 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe kalkışması karşında vatanına, milletine ve devletine sahip çıkarak canını bu uğurda seve seve veren civanmertlerin organize edilmelerinde de sivil toplum kuruluşlarının etkilerini inkâr etmek mümkün değildir.

Ancak, sivil toplum kuruluşu olduklarını unutarak siyasi örgüt halini alanların da bir arada yaşama kültürünü ne derece baltaladıklarını çok acı gerçeklerle gördük ve görüyoruz. Bu noktadan hareketle geçmişimiz,  sivil toplum kuruluşlarının amaçları dışında faaliyet göstererek aziz milletimizi kamplara bölerek kardeşi kardeşe vurdurdukları sahnelere de şahit olmuştur. Sağcı-solcu, alevi-Sünni, Kürt-Türk, laik-anti laik vs… tüm bu ayrıştırıcı fraksiyonların olumsuz faaliyetleri hala gözlerimizin önündedir. İşverenlerden hak iddia ettiklerinden bahisle, milli birlik ve beraberliği zedeleyip sağı solu yıkarak-yakarak hak aradıklarını iddia eden güya sivil toplum kuruluşlarını da gördü bu necip millet. Hala isimleri sivil toplum kuruluşu olduğu halde, insanı yaşat ki devlet yaşasın inancından uzak faaliyet gösteren, teröre ve teröristlere yardım ve yataklık eden bazı sivil toplum örgütlerinin amaçları dışında bir araya geldikleri de bir realitedir.

Oysa bir kuruluşun sivil olabilmesi için uyması gereken kurallar ve hassasiyetlerini bilmek çok zor değildir. Filhakika sivil toplum kuruluşları tam bir sivil anlayışa sahip oldukları takdirde sorumluluklarını üzerlerine aldıkları üyelerinin ve diğerlerinin müreffeh bir hayat sürmeleri hususunda son derece başarılı olacakları muhakkaktır. Medeni duruş ve anlayışla faaliyetlerini yaptıkları takdirde, hangi kesimin sorumluluğunu almış ise, o alanda var olan ve olası tüm problemlerin barışçıl bir şekilde vuzuha kavuşmasına sebep olacak olan da yine sivil toplum kuruluşlarıdır.

O halde, ahlakı ve kültürü itibariyle medeni anlayışa sahip, ne yaptığını bilen ve yaptıklarının da hesabını rahat bir şekilde verebilecek sivil toplum kuruluşlarına o kadar ihtiyaç var ki…..

 

Yeniden buluşmak üzere kalın sağlıcakla

Mustafa ÇOPURSUZ

Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve Diva-Sen Genel Başkanı

 

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
İmam adayı
Selamün aleyküm hocam sözleşmeli alım hakkında bi gelişme var mı 6ay oldu bekliyoruz
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.