www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
HASAN REKLAM-2
Bu haber 7154 kez okundu. | Kategori : SENDİKALAR
Haberin Tarihi :   31 Ağustos 2017 - 12:15

Din-Bir-Sen'den Duyuru

Büyüt
Küçült
Din-Bir-Senden
Müslümanların Kurban Bayramı şükrü ve sevinci için hazırlanması gereken bu günlerde Bengal Körfezinin doğu kıyılarında yaşayan Arakanlı kardeşlerimiz yine bir katliamla karşı karşıyadır. Arakan'da tarihin en ağır ve acı katliamı yaşanıyor. Avrupa Rohingya Konseyi, Myanmar ordusunun Arakan'da son 3 günde 2-3 bin Müslümanı katlettiğini duyurdu.

 

KAMUOYUNA

 Müslümanların Kurban Bayramı şükrü ve sevinci için hazırlanması gereken bu günlerde Bengal Körfezinin doğu kıyılarında yaşayan Arakanlı kardeşlerimiz yine bir katliamla karşı karşıyadır.  Arakan'da tarihin en ağır ve acı katliamı yaşanıyor. Avrupa Rohingya Konseyi, Myanmar ordusunun Arakan'da son 3 günde 2-3 bin Müslümanı katlettiğini duyurdu.

Birçoğumuz Haritadaki yerini hiç bilmiyoruz, Belkide adını bile sadece televizyon haberlerinde ya da internet sitelerinde duyduk. Orası Myanmar'da Arakan diye bir yer.. Orası Allah Resulü’nün (s.a.v) sahabelerinden Vakkas bin Malik (r.a) ve bir grup arkadaşı ile Müslümanlığın ilk tohumlarının atıldığı yer.

İslam Ülkelerinin bir ve bütün olarak oluşturacakları bir İslam Birliğinin eksikliğinin bir kez daha nelere mal olduğunu Miammarda da görüyor ve şahit oluyoruz. Ümmetin başı boşluğu yüzünden unutturulan ve unutulan İslami biladlar; Filistin, Irak, Arakan, Doğru Türkistan, Mısır, Suriye, Yemen ne durumdu? Elimiz kolumuz bağlı gibi duruyor ve de en mütedeyyininden en laytına kadar vurdum duymazlığımız nemelazımcılığımız  ayyuka çıkmış olmuyor mu?

İnsan hakları örgütlerince dünyada en çok baskı ve zulüm gören topluluk,  Arakan'daki Müslümanlardır. Katledilmelerinin sebebi ise Budistlerin ' bölgeyi tamamen kafirleştirme çapasıdır.

Arakan halkının hiçbir isyan, terör ya da bir suç unsuru kaydı yoktur. Tek "suçları!" Müslüman olmaktır. Buralarda Kadınlara tecavüz edilirken, çocukların uzuvları kopartılırken, bir çok din kardeşimiz İplere bağlanarak göllerde boğulurken, Müslüman  Erkekler diri diri yakılırken, Müslümanların çocuk yapması yasaklanırken, Müslüman ahalinin Bebekleri kundakta öldürülürken, Miammar’daki din Kardeşlerimizin, seyahat ve bölge dışına çıkmaları yasaklanırken,  dünyada görülmemiş işkence yöntemleri uygulanırken sen rahat yatağında yat ve uyu. Öyle mi?.

-Özeleştiri yapmak zorundayız;

Din görevlileri ne halde? Önemli bir bölümü mihrabı, kürsüyü minberi rutine bindirmiş, sanal alemde siyaset yapıp, ona buna laf yetiştirmeye çalışmaktan Miammar’ı düşünebiliyor mu? .

-Dindar zevat, kendi tarikinden ya da cemaatinden veya siyasi dünya görüşünden olmayanı tekfir eder hale gelip dinsiz deyip, ötekileştirmiyor mu?  Allah’ın her kuluna verdiği haklardan olan inanma, yaşama, düşünme ve inancını, düşüncesini ifade etme hakkının olmasına tahammül gösterebiliyor mu?

 Siyasiler ve STK’lar kendi aralarında çetelleşmekten ümmetin derdi ile dertlenebiliyor mu?. Neticede bölündükçe bölünen bu nesil hep kendinden, kamudan ve koca mirastan çalarak mülke ihanet etmiyor mu? Sonuç biladi İslam’ı kan ağlıyor. Bizde klavye mücahitliği yaparak cihad etmiş oluyoruz öyle mi? Müslümanlar olarak titreyip kendimize gelmek zorundayız. .

Din Bir Sen mensupları olarak bizler zulmün en ağırının yaşandığı çığlıkları arşa uzanan fakat kimsenin duymadığı herkesin kulaklarını tıkadığı Miammar’daki insanlık dışı uygulamaların bir an önce sona erdirilmesi için bu yaşanan gelişmeler karşısında tarihe tanıklığımızın ve insanlara karşı sorumluluğumuzun gereği olarak en başta yöneticilerimizi ve bütün kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyoruz. Bu İşkenceleri yapanı ve duyarsız kalanları Allaha havale ediyoruz.

 

Celalettin AKÇADOĞAN  /  Din Bir Sen Gen. Bşk Yard.

 

KURBAN, HAYRIN ADRESİ OLMALIDIR.

Çalışan Sen Konfederasyonu ve Din Bir Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, Kurban Bayramına sayılı günler kala yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamasında, “Hayır kapılarının sonuna kadar açıldığı, kaza ve belaların bertaraf olduğu, birlik ve beraberliğin tesisi için kardeşlik duygularının doruğa çıktığı, fakirlerin, kimsesizlerin ve hastaların sahiplenildiği bir Kurban Bayramına daha kavuşuyoruz. İslam coğrafyasında yaşanan tüm olumsuzlukların dualarla bertaraf edildiği bir Kurban Bayramı olmasını temenni ediyorum,” dedi.  

İslam coğrafyasında yaşanan vahşete değinen Özdemir, “Müslümanların yaşadığı ülkelerde büyük katliamlar yaşanıyor. Bu mübarek günlerde bu kıyımın bitmesini, Müslüman ülkelere barış ve huzur gelmesini temenni ediyorum,” ifadelerini kullandı.

Yusuf Özdemir, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Hepimiz bütün dünya mazlumlarının sıkıntılarının giderilmesi için bu bayramda dua etmeliyiz. Eş, dost, akraba ve komşuluk ilişkilerimizde huzur ve barış hakim olmalıdır. Bizler, huzurun temel direği olmayı başarmalı, başarmanın ötesinde yaşatmalıyız. Bayramlar güzelliklerin adresi ise, bizlerde bu adresin yön göstericileri olup; kırgınlıkların giderilmesi, sıkıntıların hafifletilmesi ve kardeşlik akdimizin yeniden pekiştirilmesi noktasında üzerimize düşen vazifelerin bilincinde olmalıyız. Ve en önemlisi de aile bağlarını güçlendirip, yaşanan problemlere birlikte göğüs germeliyiz.

Bir ibadet olarak Kurban’ın önemini ve anlamını evlatlarımızı ve gençlerimizi anlatarak bilinçlendirmeliyiz. Zira son zamanlarda Kurban’a karşı bir kara propaganda yürütülmektedir. Kurbanla ekonomi ilişkilendirilmeye çalışılmaktadır. Hâlbuki Cenabı Allah’ın kestiğimiz kurbanın etine de, kanına da ihtiyacı yok… Ama biz Müslümanların kulluk bilincini göstermek için keseceğimiz kurbana ihtiyacımız var.   Allah için kesilen kurbanlar, bizi, O’na yakınlaştırır.

Toplumsal yardımlaşma ve dayanışma hislerinin yoğun olarak yaşandığı, insanları kaynaştıran, birlik ve beraberlik ruhunu geliştiren bir Kurban Bayramı'na daha erişmenin kıvancını yaşıyoruz. Bayramlar, bireyleri ortak duygu ve düşüncelerde buluşturarak, mutluluğun ve huzurun artmasını, üzüntülerin azalmasını ve manevi değerlerin içtenlikle yaşanmasını sağlamaktadır. Milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir.

Bir Kurban Bayramını daha idrak edecek olmanın mutluluğunu ve hazzını yaşıyoruz. Yurt içinde ve yurt dışındaki Müslümanların, değerli meslektaşlarımın Kurban Bayramını kutluyorum. Ülkemize ve bütün dünya da yaşayan Müslümanlara barış ve huzur getirmesini, bütün insanlığın mutluluğuna vesile olmasını Yüce Allah’tan temenni ediyorum.”

 

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN.

Çalışan Sen Konfederasyonu ve Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı.

Yusuf Özdemir, yaptığı yazılı basın açıklamasında, “Emperyalist devletler tarafından Türk Milleti esir edilmek istendi. Osmanlı’nın toprakları parçalanarak sömürgeci devletler tarafından yeraltı ve yerüstü kaynakları ele geçirilmek istendi. Fakirlik ve sefalet içindeki millet, topraklarını korumak ve düşmanın işgali altında yaşamamak için mücadele ederek direndi. 30 Ağustos 1922 tarihinde Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, millete reva görülen sömürge, işgal ve esaret zihniyetini kabul etmeyerek şanlı tarihimize yeni bir sayfa açmıştır.

Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri mazisi yiğitlik ve başarılarla dolu olan Türk Milletinin en belirgin karakteristik özelliği bağımsızlıktır. Onuruna, toprağına, bayrağına ve ezanına bağlı olan millet, yokluk ve sefaletine rağmen büyük bir kahramanlık örneği sergileyerek destanlaşmış, mağdur ve mazlum milletlere örnek olmuştur.

Sömürgeci emperyalist devletlere karşı imanından aldığı güçle milletin her ferdi büyük bir direniş örneği sergilemiştir. Milletin Anadolu topraklarındaki varlığına son vermeyi düşünen sömürgeciler, hiç beklemedikleri bir kahramanlıkla karşılaşarak şaşkına dönmüşlerdir. İstikbal ve istiklaline düşkün olan bu millet, topraklarına ve varlığına göz diken sömürü ve işgal zihniyetini tarihin karanlık sayfalarına gömmüştür.

Bu zafer, milletin yeniden birliğini, dirliğini sağlamanın başarısıyla dünyaya önemli mesajlar vermiştir. Aynı sömürü zihniyeti bugünde varlığını devam ettirmekte ve milletin arasına nifak tohumları ekerek birbirinden koparmaya, maneviyatını parçalayarak savaş alanında yapamadıklarını gizli ittifaklarıyla gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Ezanımıza, maneviyatımıza, bayrağımıza ve toprağımıza yönelik bu düşünceleri ilelebet bertaraf etmek boynumuzun borcudur.

Ağustos ayının tarihimizde ayrı bir önemi vardır. Zira Türklere Anadolu’nun kapıları 946 yıl önce Malazgirt Meydan Muharebesi ile açılmıştı. Anadolu Türklerindir. 946 yıl önce gerçekleşen bu zaferde bunun işaretidir. 26 Ağustos 1071 tarihinde Malazgirt Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos 1922 tarihli bağımsızlık zaferinin, Türk Milletinin tarihinde unutulmaz bir yeri ve anlamı var. Her iki zafer de Türklerin bağımsızlığına ne kadar düşkün olduğuna işaret eder. Bu unutulmaz zaferler milli birliğimizin önemini göstermesi açısından önemlidir. Bu zaferleri bu şekilde anlamak ve çocuklarımıza ve gençlerimize de bunu anlatmak zorundayız. Topraklarımızda yazılmaya çalışılan yeni senaryolara karşı uyanık olmak, tedbir almak ve şuurlu olabilmek için bu zaferleri hiç unutmamalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nde elde edilen zaferi de ayrıca kutluyorum.  Sömürgeci düşman işgaline son vererek bu toprakların bizlere vatan olmasını sağlayan şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimizi de şükran ve minnet borçluyuz. Milletimizin şanlı zaferiyle elde edilen 30 Ağustos Zafer Bayramını yürekten kutluyorum.”

 

 

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
veysi beşiri
okuduğum medrese
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.