www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
HASAN REKLAM-2
Bu haber 125477 kez okundu. | Kategori : SENDİKALAR
Haberin Tarihi :   10 Ocak 2017 - 20:34

Bağımsız Diyanet Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı Ankara'da yapıldı.

Büyüt
Küçült
Bağımsız Diyanet Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı Ankarada
Bağımsız Diyanet Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı Ankara'da yapıldı. Bağımsız Diyanet-Sen Başkalar Kurulu Toplantısı ve Mevzuat Eğitim Semineri 07-08 Ocak 2017 tarihlerinde Ankara Plaza Hotel'de yapıldı. Bağımsız Diyanet-Sen Başkalar Kurulu Toplantısı  ve Mevzuat Eğitim Semineri 07-08 Ocak 2017 tarihlerinde Ankara Plaza Hotel'de yapıldı.


Gerçekleştirilen Başkanlar Kurulu Toplantısına Bağımsız Diyanet Sen Genel Başkanı Faruk ÇETİN, Genel Sekreter Mevlüt YILDIRIM, Genel Başkan Yardımcıları Ömer LAPÇIN, Fahri Çetin, Celaleddin Kılınç, Hacı Osman Bolat, Genel Merkez Denetleme ve  Disiplin Kurulu Üyeleri, İl ve İlçe Temsilcileri katıldı.

Açılış Konuşması yapmak için kürsuye gelen Genel Başkan Faruk Çetin; 15 Temmuz akşamı kalkışılan darbe girişimini lanetlediklerini, daha darbe kalkışmasının ilk saatlerinde Bağımsız Diyanet Sen'in tarafının milli iradeden yana olduğunu ortaya koydarak gerekli açıklamaları yaparak ve sonrasında ise bu ülkenin birer ferdi olarak Ankarada meydanlara inerek geleceğimize sahip çıktık" ifadelerine yer verdi.

Türk Milletinin 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye'nin önünde yeni dönem başlattığını belirten genel başkan Faruk Çetin; Ezanlarıyla selalarıyla darbelere dur diyen, darbeleri durduran ezanları okuyan tüm din gönüllüsü meslektaşlarıma teşekkür ediyorum dedi.


Genel Başkan Faruk çetin konuşmasına şöyle devam etti;


Hain cuntacı FETÖ/PDY terör örgütünün 15 Temmuz 2016 akşamı ülkemize yaşatmış olduğu darbe kalkışmasını lanetliyor, vatan uğruna, demokrasi uğruna, bayrak uğruna, birlik ve beraberlik uğruna, canını seve seve siper eden şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralımıza ise acil şifalar diliyorum.

15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen FETÖ/PDY darbe girişimi ile ilgili olarak, daha kimin yaptığının bilinmediği saatlerde darbeye karşı açıklama yapan ilk sendika olarak; bağımsızlığı şiar edinmiş, sivil bir demokratik kitle örgütü olmanın sorumluluğu ile kamuoyuna ilk gün yaptığımız açıklamamızda haykırmış olduğumuz gibi; Demokratik sistemlerde iktidarlar hukuk düzeni içerisinde seçimlerle işbaşına gelir ve seçimle iktidardan ayrılır ve iktidarı devreder!

Anayasal düzene ve demokrasiye aykırı, dayatmacı, askeri veya sivil darbe sayılabilecek hiçbir sistemi kabul etmeyeceğimizi ifade ederek, Anayasamızın, Devletin, anayasal kurumların ve demokrasinin yanında olduğumuzu, kesintisiz demokrasi için mücadele etmeye kararlı olduğumuzu kamuoyuna ilan ettik.

Darbe girişimin ilk saatlerinde Milli iradenin yanında olduğumuzu sosyal medya hesabımdan basına açıklama yaparak ve meydanlara inerek tarafımızın milli irade'den yana olduğunu ortaya koyduk.

15 Temmuz gecesi millet olarak tarihimizin en zor, en uzun ve karanlık gecelerinden birini yaşadık.

Hamdolsun! millet olarak sahip olduğumuz birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu sayesinde ateş çukuruna yuvarlanmaktan ve karanlığa gömülmekten kurtulduk.

Türk Milleti 15 Temmuz’da Yazdıkları Destanla Türkiye’nin Önünde Yeni Bir Dönem Başlattı” 15 Temmuz gecesi sokağa dökülerek, ülkesine, milletine, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan, Salalarıyla Ezanlarıyla darbelere dur diyen, darbeleri durduran ezanları ve salaları okuyan, tüm din görevlisi meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

Türk milleti bir daha gösterdi ki bu ülke toprakları öyle kolay kolay alınmadığı gibi, kolay kolay da teslim edilmez. Ülkenin gerçek sahipleri olan bizler demokratik yollarla, bizleri yönetecekleri seçeceğimizi bir kez daha tüm dünyaya göstermiş olduk.

Rabbim  huzurumuzu bozmak isteyenlere, topraklarımıza fesat tohumları ekmeye çalışanlara, Dinimizin, devletimizin, milletimizin bekasını sarsacak her türlü dâhili ve harici düşmanlara fırsat vermesin inşallah.

 

 

Kıymetli Arkadaşlarım

15 Temmuzda başarı olamayan iç ve dış mihraklar boş durmuyorlar.

05 Ocak Perşembe günü İzmir’de, geçtiğimiz hafta İstanbul’da hain terör saldırılarına maruz kaldık. Terör saldırılarında Hayatını kaybedenlere Yüce Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Milletimizin ve insanlık ailesinin başı sağ olsun,

Allah Teâlâ milletimize ve cennet vatanımıza bir daha kara günler ve geceler yaşatmasın, her türlü terör örgütlerini kahrı perişan eylesin. 

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Allah Terör belasından ülkemizi ve tüm İslam beldelerini kurtarsın İnşallah.

Allah Ülkenin huzurunu bozmak isteyenlere fırsat vermesin.

Kimden ve nereden gelirse gelsin, terör bir insanlık suçudur. Kırsal alan ya da şehir ayırmayan, doğudan batıya yayılan, silahlı veya sivil tüm vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini hedef alan terörü  bir kez daha lanetliyorum.

Değerli Arkadaşlarım

Daha görevimiz bitmedi dün arakanda bugün Halep’te yaşan insanlık dramına dur diyebilen, yardım elini uzatan İslam’ın son kalesi konumunda ki ülkemize saldırılar dün olduğu gibi bu günde devam etmektedir.

Unutulmamalıdır ki İslam coğrafyası Türkiye’den çok şey beklemektedir. Gazze bombalar altında ağlarken, kurtuluş olarak Türkiye’yi ve Müslümanlarını beklenmektedir.

Nasıl ki Dünya mazlumları Türkiye’den çok şey bekliyorsa ve Türkiye dünya mazlumlarının sesi oluyorsa, Diyanet personellide Bağımsız Diyanet Sen den çok şey beklemektedirler.

Bu sebeple Bağımsız Diyanet Sen üyesi olan tüm arkadaşlarım yüksek sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir.

 

Değerli Arkadaşlarım

Ülkemiz söz konusu olduğunda, biz Bağımsız Diyanet Sen olarak, dün neredeysek bugün de oradayız.

Hep aynı şeyi söylüyoruz.  Aynı yerde duruyoruz.

Biz, atalarımızın, dünyanın en güçlü devletlerine kafa tutarak, canları pahasına kazandıkları bu vatanın bekçisiyiz. Biz, ay yıldızlı bayrağımızın sevdalısıyız.

Biz, ülkemizin birliğinden bütünlüğünden yanayız.

Biz terör belasının son bulasından yanayız.  Ötesi yok Biz Türkiye’den yanayız

 

Değerli arkadaşlarım,

İçimizdeki iyilik anlayışıyla, adaletle, ahlakla, yardımseverlik, dayanışma ve hoşgörü duygularıyla sizleri bir kez daha selamlıyorum.

Hepimiz için daha yaşanası, iyiliklerle, güzelliklerle dolu bir dünyada, barış içinde, kardeşçe bir yaşam diliyorum.

 

Değerli arkadaşlarım,

2005 yılında kurulan sendikamız hamdolsun hızla büyümeye sağlam ve emin adımlarla ilerlemeye, güzel yurdumuzun farklı illerine temsilcilikler vermeye ve teşkilatlanma çalışmalarına hızla devam etmektedir. Farklı değil olması gereken sendikacılık anlayışı ile 12 yıla yaklaşan soylu mücadelemizde bizler sendikacıyız ve sendikacılık yapmak istiyoruz diyerek, yılmadan usanmadan ilk günkü aşkla ve heyecanla yolumuza devam etmekteyiz.

Bağımsız Diyanet Sen’in her kademesinde görev alan, bu sendikacılık hareketine destek veren, sorumluluk alan, elini değil bedenini taşın altına koyan, bizim sendikamız olsun diyerek sendikamıza destek veren tüm Gönültaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

Kıymetli misafirler,

Sendikaların üç temel işlevi vardır.

Birincisi, teşkilat çalışanlarını örgütlemek.

Teşkilat çalışnalarını örgütlerken Mevlana’nın dediği gibi “bu dünyaya ayırmaya, bölmeye, parçalamaya gelmedik. Bizler parçaları birleştirmeye, onarmaya, dağılanları toplamaya, köprü olmaya talibiz sendikacılıkta.

İkincisi, onlar adına, toplu sözleşme masalarına oturarak makul ve mantıklı hakları almak için mücadele etmek,

 Üçüncüsü de, sorunların çözümü için çalışma yapmak medya oluşturmak,

Bizler bu gün masada olmayabiliriz ancak iki ana işlevi yerine getirmek için tüm var gücümüzle çalışmalıyız.

Birinci Görevimiz camiadaki çalışanları sendikamızda örgütlemek

İkinci Görevimiz ise taleplerimizin kazanımlara dönüşmesi için medya oluşturmalıyız.

Bu medya oluşturma görevimizi bizler yaparken sizlere de önemli görevler düşmektedir.

Öncelikli olarak Sendika genel merkezimizin yapmış olduğu basın açıklamalarını sosyal paylaşım sitelerinde kendi profilinizde paylaşmanızı sizlerden istirham ediyorum.

Diğer ricam ise Basın açıklamalarımızı il ve ilçe müftülüklerinde bulunan ilan panolarımızdan paylaşmalıyız. Eğer panolarımız yoksa dönüşte ilk işimiz sendika ilan panosu temini olmalıdır.

Kurumlarda daha fazla etkin ve etkili olabilmemiz için yapmış olduğumuz faaliyetlerimizi elektronik ortamdan alarak hedef kitleye ulaştırmalıyız.

Eğer biz bu çalışmaları yapmazsak 2015 yılında imzalan Toplu Sözleşmede Yetkili Sendika Çalışanları Yoksulluğa mahkûm bıraktığı gibi izleyen yıllarda da imzalanacak olan toplu sözleşmelerde masadaki isimler değişir ancak kamu çalışanlarının kaderi değişmez.

2015 yılında imzalanan toplu sözleşmeden Diyanet ve Vakıf Hizmetleri kolunda 4 eski madde güncellendi, 4 yeni madde de eklendi.

İki yılda 4 madde imzalayarak kazanım diye çalışanlara anlatan sendikadan artık yetkiyi almaktan başka çaremiz yoktur.

Bu yılı Ağustos ayında 2018 ve 2019 yılları için toplu sözleşme imzalanacaktır.

İmzalanacak olan toplu sözleşmede yetkili konfederasyon 2015 yılındaki gibi kendi açıklamış olduğu yoksulluk sınırının altında bir rakama imza atmaması için yukarıda da bahsettiğimiz şekilde haklarımızın korunması ve geliştirilmesi için çok iyi medya oluşturmalı, medyayı çok iyi kullanmalıyız.

Diyanet personelinin yetki verdiği sendikadan yetkiyi geri almalarını, hak ve kazanımların bağımsız sendikacılıkla olacağını, onlara güveneceği bir liman, üye olabilecekleri bir sendika olduğumuzu göstermeliyiz.

Burada siz değerli temsilcilerime önemli görevli düşüyor bu görevlerin başında bulundunuz il ve ilçede bu mayıs ayında en çok üyeyi alarak taşradan yetki almaya başlayacağız.

Bu vesileyle de yetki almanın ilk ayağını gerçekleştirmiş olacağız.

Değerli Arkadaşlarım

Herhangi bir sorunu çözmenin en basit kuralı, sorunun kaynağına doğru teşhis koymaktır. Çünkü tedavinin başarılı bir şekilde yapılabilmesinin ilk şartı, hastalığa isabetli teşhis konulmasından geçmektedir. Sendikacılıkta da doğru teşhis bağımsız sendikacılıktır.

Bir tepkiden doğan bir sendika değil bir ihtiyaçtan ortaya çıkan ve kuruluşunu gerçekleştirerek 12 yıla yaklaşan soylu mücadelesinde Sendika ise bağımsız olmalıdır, Bağımsız değilse sendika değildir diyen Sendikanın adıdır Bağımsız Diyanet Sen

 

Özgür yapısını daima koruyan, bağımlı sendikacılık anlayışını reddeden, üyelerinin iradesine dayanan,

Sendika – Siyaset, Sendika – Bürokrasi ilişkisinde ne teslim olan, ne de teslim alan, ilkeli sendikacılık misyonunu sürdüren,

Ufkunu genişleterek diyanet personelinin tamamını kucaklayan bir sendikacılık anlayışı ile , iletişim kuran, bir vizyon oluşturan yönetim anlayışıyla hizmetlerimize devam etmektedir.

 Şüphesiz geldiğimiz yer, varmak istediğimiz yer değildir.


Değerli Arkadaşlar;

Yıllardır sendika siyaset ilişkileri hep tartışıldı ve tartışılmaya da devam etmektedir.

Bu gün maalesef sendikalar kalkıp kitleye ulaşmak için kurumları gezerek, mağduriyet dinlemek yerine ideolojik yapılarla ilişki kurarak daha kısa yoldan üye sayısını artırma yoluna gitmekteler.

 

Çalışanların haklarını koruma amacıyla birlikte, varoluş nedenimiz olan Siyaset üstü güzide kurumumuzun çıtasını yükseltecek politik yansızlık çerçevesinde sendikacılık yapma adına kurulduk ve kuruluşumuzda hangi ideal ve hedefle çıktı isek bugünde aynı yolda devam etmekteyiz.

Hiç kimsenin şundan şüphesi olmasın

Bağımsız Diyanet Sen Milli ve Manevi değerlere bağlı siyaseti idarenin işine karıştırmayan, dar anlamda siyasetle ilgilenmeyen, geniş anlamda siyasetin içerisinde olan sendikanın adresidir.

Üyesinin yanında kurumunun yanında haklının yanında olan sendikadır Bağımsız Diyanet Sen.

Ülkesinin, üyesinin, varoluş sebebi olan kurumlarının hakkını hukukunu korumaktır sendikacılığımızın birinci önceliği.

 

 

DEĞERLİ ARKADAŞLARIM.

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki; Olması gereken sendikalar için siyaset değil, siyasetçiler için sendikalar vazgeçilmez unsur olmalıdır.

Bu gün Kendilerini siyaset arenasında görerek meydanlarda nutuk çekip “Eğer sahada Diğer-Sen olmaz ise ülke kan gölüne döner” ifadeleriyle kendileri dışında kalanları ötekileştiren ve nerdeyse vatan haini ilan eden sendikal anlayış artık miadını doldurmuştur.

Bizim sendikacılık anlayışımızda çatışan değil çalışan, üreten yol gösteren, haklı ve meşru talepleri doğru araçla hedefe ulaştırmaya çalışan bir sendikacılık benimseyerek çalışmaktayız.

 

Değerli arkadaşlarım

İnsanın düşüncelerini değiştirebilmesi için, sağlam bir umuda bel bağlaması yeterlidir.” Diyanet personelinin üyelik tercihlerini değiştirebilmesi içinde onların inanacağı güveneceği sığınacağı, ihtiyaç duyduğunda yanında olacağı bir sendika olduğumuz göstermeliyiz.

Bunun içinde görev yaptığımız ilçede kapısına gitmediğimiz görevli, selam vermediğimiz kimse kalmayıncaya kadar dolaşacak, yetkiyi alıncaya kadar bu kutlu yürüyüşe devam edeceğiz.

Eğer biz ister ve inanırsak neden Bağımsız Diyanet Sen yetkiye gitmesin yetkiyi almasın.

 

Değerli Arkadaşlarım.

Neden Yetkiyi almalıyız.

Bu gün kangren haline gelen;

 İLİTAM meselesi, Hac ve Umre Görevlendirmelerinde din görevlilerinin beklentileri, Diyanet Evleri, Diyanet Akademisi,  rotasyon gibi bir çok sayamadığımız konuları gündemde tutarak yetkili sendika üye almaya, üye kazanmaya, personeli oyalamaya devam etmektedir.

Size düşen görev artık bunların personeli oyalamalarını müsaade etmemektir.

 

Abdürrahim Karakoç’un şiirinde dediği gibi; 

Adaletle adavet yanyana yürümez ki                               

Adavet çürür amma, adalet çürümez ki

Adavet hırstan doğar, gözü kör, vicdanı kör

Adalet ayaklara ip takıp sürümez ki..

Bizler bir başkasını hakkını yedirterek atama ve nakil işleri ile anılan sendika olmayacağız.

Bizler daha çok çalışacağız, hak ederek naklen istediğimiz yere geleceğiz,

Yunus Emre’nin ifadesiyle “cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen.” Biz doğru olacağız doğru kalacağız.

Biz Bağımsız Diyanet Sen olarak;  sahada en etkin bir şekilde üyelerimize hizmet ediyor hizmet götürüyor olacağız.  Biz her zaman “Halkın karşısında makam sahibi olmaktansa, Hakk’ın karşısında iman sahibi olmayı tercim ederim” diyenlerden olacağız.

 

Değerli Arkadaşlarım;

Bu gün Türkiye’de ilklerin sendikası olarak Üyelerimize ihtiyaç duyduklarında yanlarında olan, disiplin soruşturmalarında savunma desteği vererek, diğerleri gibi bizim avukatlarımız var onlarla irtibata geçin demek yerine, size nasıl yardımcı olabiliriz diyen bir sendikayız.

Bağımsız Diyanet Sen olarak bizler Üyelerimize sahip çıkıyor onlara kol kanat oluyoruz, işte bu sendika Bağımsız Diyanet Sen’dir. Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi, ''Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz, Bu yol hak yoludur dönme bilmez yürürüz”  biz de yılmadan hak için, alın teri için mücadelemize devam ediyoruz.

 

Değerli arkadaşlarım,

Unvanların, makamların, mevkilerin hiçbir önemi yok.

Bunların hepsi bir gün geçer, geriye sadece yaptıklarımız, başardıklarımız kalır.

Cami Görevlilerinin Lojman Sorunları, Bayram tatili izinleri ile ilgili yaptığımız çalışmalar ve aldığımız sonuçlar, İlahiyat Önlisans mezunlarının diğer lisansa kayıt olmalarında yaptığımız açıklamalarsendikamızın sadece başarılarından bir kaçıdır.

Bugün bunları dahi sahiplenmeye çalışanlar var, varsın sahiplensinler, bilenler biliyor.

Ancak arkadaşlarım elde ettiğimiz bu başarılar bizim için bir sonuç değildir.

Aksine yeni başlangıçların, yeni umutların, hedeflerin habercisidir.

Bundan sonra durmak yok, elde ettiklerimizle yetinmek, yerimizde saymak yok.

Artık yeni denizlere yelken açmamız gerek.

Bundan sonra teşkilatlanma atağımız aynı şekilde devam edecek.

Teşkilatlanma çalışmalarımız ile birlikte bugün gerçekleştirdiğimiz Başkanlar Kurulu Toplantısı ve Mevzuat Eğitim seminerleri de aynı doğrultuda bölgelerde devam edecektir.

Biz üyelerimizin eğitime de büyük önem vereceğiz.

Bağımsız Diyanet Sen eğitime hatta ülkemiz eğitimine de önem veren bir sendikadır.

Ülkemizin en ücra köşesindeki üyemize kadar ulaşacağız.

Artık sendikal harekette yeni şeyler söylemek lazım.

Artık yeni hedeflere uçmak, yeni amaçlara konmak lazım.

Özümüzden kopmadan, yozlaşmadan, şımarmadan., İnançlarımızdan, ideallerimizden taviz vermeden,  Sorumluluklarımızı unutmadan.

Heyecanımızı, hayallerimizi yitirmeden Hep birlikte olacağız, Beraber olacağız, Güçlü olacağız.

Milli ve manevi değerlerimize bağlı kalarak Allah’ın izniyle yolumuza çıkan bütün engelleri, sadece Allah’tan ve üyemizden aldığımız güçle aşarak Diyanet ve Vakıf Hizmetleri kolunda yetkiyi alacağız.

Yetkiye koşan Bağımsız Diyanet Sen şimdiden hayırlı olsun.

Yüce Rabbimizden çalışmalarımızda ve görev hayatımızda yardım ve inayetini üzerimizden eksik etmemesini, bizleri değer tüketen, kavramları tahrif edenlerden değil; değer üretenlerden kılmasını niyaz ediyorum.

Sözlerimi Hz. Peygamber efendimizin sözleri ile tamamlamak istiyorum.

Allah utandırmasın, pişman etmesin, (Buhari, İlim, 26) Hepinize hayra anahtar, şerre kilit uzun ömürler diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle toplantımızın hayırlara vesile olmasını, sendikamıza, üyelerimize, tüm kamu çalışanlarımıza, çalışma hayatımıza, aziz milletimize hayırlar getirmesi temennisiyle hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Zeliha
Mehmet Görmez hoca personelini yüreklendiren muhattap alan diyanet isleri baskanliği reisliğini turkiye cumhuriyeti
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.