www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
mülakaı-1
Bu yazı 124976 kez okundu.
Yazının Tarihi :   22 Kasım 2015 - 22:31:21

Yağcılık Haramdır!Ya Diğeri ?

Büyüt
Küçült
Yağcılık Haramdır!Ya Diğeri

Hüseyin Demirtaş

Güzel dinimiz İslam , insan ilişkilerine çok önem vermiş, bu ilişkileri tesadüfe bırakmamıştır.Hangi davranışı  sergiliyorsak  onun  İslam fıkhında veya ahlakta bir karşılığı vardır.  Hepimiz çok farklı kesimlerle ve farklı çevrelerdeki insanlarla  İletişim halindeyiz.

Yüce Rabbimiz  “İnsanlara güzel  söyleyin “ (Bakara,83)  ayeti ile güler yüzlü ve güzel sözlü olmamızı   emrederken ,  başka bir ayette de  “ insanlara doğruyu söyleyin” (Ahzab,70)    buyurarak  , dürüst ve ilkeli olmamızı emretmektedir.

İnsan ilişkilerinde  her müslümanın bilmesi gereken iki davranış vardır. Birisi haram ,diğeri ise caizdir. Hatta çoğu durumlarda gereklidir de..

Çifte standart, riya, nifak, takıyye, müdara gibi kelimelerin ifade ettiği manalar, birbirine benziyorsa da, farklı muamele yapan herkese aynı kelime kullanılmaz. Haram olan davranış Müdahanedir. Uygun olan davranış ise Müdaradır.

Şimdi bu iki kavramı inceleyeceğiz.

 Müdara :

Bu iki kavramla ilgili olarak Türkiye Diyanet Vakfı  İslam Ansiklopedisinde  Müdara ve Müdahene maddeleri konusunda  Prof.Dr. Mustafa ÇAĞRICI hocamız geniş bir çalışma ortaya koymuştur.Biz şimdi onu özetleyeceğiz.

Terim olarak Müdara;  taşkın hareketleriyle huzursuzluğa yol açmasından endişe edilen veya aşırı alıngan olan kişilere karşı nazik davranarak kötülüğünü önlemeyi yahut gönlünü almayı amaçlayan davranışları ifade eder. İbn Battâl el-Kurtubî, müdârânın asıl hedefinin ülfet olduğunu ve farklı karakterdeki insanlara karakterlerine uygun biçimde davranmayı gerektirdiğini belirtir.

Kaynaklarda, müdârânın bir zararın önlenmesi veya bir hayrın gerçekleşmesi gibi Allah rızâsına uygun amaçlara dayandığına dikkat çekilerek böyle bir gaye taşımayan, çıkar sağlama ve mevki kazanma gibi sebeplerle insanlara karşı hoş görünmeye “müdâhene” denildiği ve bunun haram olduğu belirtilmektedir.

Ashab-ı Kiramdan Ebüd-Derdânın muhtemelen müşriklerin ve münafıkların ileri gelenlerini kastederek söylediği, “Biz bazı kimselere karşı içimiz öfke dolu olduğu halde güler yüzlü olmaya çalışırdık” anlamındaki sözünü nakletmiştir. Burada geçen bir hadise göre Resûlullah kendisini ziyaret etmek isteyen bir kimsenin gıyabında, “O adam kabilesi içinde çok kötü biridir ama bırakın gelsin” demiş, adam huzuruna geldiğinde onu sıcak karşılamış, daha sonra bu tutumunun sebebini soran Hz. Âişeye, onu kendi huzurunda yüz bulamamış insan durumuna düşürüp kıyamet gününde Allahın huzurunda daha da kötü bir hale gelmesini istemediği için böyle davrandığını söylemiştir.

Bu hadis müdârânın meşrû ve mendup olduğuna dair en önemli delil sayılmıştır. Yine hadis mecmualarında “Resûlullahın, kadınların psikolojik özellikleri dikkate alınarak onlara karşı nazik davranılması yönündeki öğütleri yer almaktadır.

 

Tasavvuf literatüründe ahlâk terbiyesi bakımından büyük değer verilen müdârâ konusu genellikle uhuvvet, sohbet, sabır, ülfet gibi kavramlar çerçevesinde ele alınarak insanlara karşı güler yüzlü, tatlı dilli ve hoşgörülü olmanın, onlardan gelebilecek sıkıntılara katlanmanın önemi üzerinde durulmuştur.

Müdahene:

Çıkar sağlama veya hoş görünme amacına yönelik söz ve davranış anlamında ahlâk terimi.

Türkçedeki karşılığı “yağcılık” olan müdâhene insanların birine yaranmak, basit menfaatler elde etmek gibi gayri ahlâkî sebeplerle ona karşı aslında içlerinde sakladıkları gerçek niyetleriyle çelişen ve ikiyüzlülüğü ifade eden bir terim haline gelmiştir. İbn Ebüd-Dünyânın tanımına göre müdâhene, bir kimsenin başkalarıyla ilişkilerinde güzel gördüğü davranış biçimlerini ortaya koyarken karşı tarafın hoşuna gitmek için bu davranışlara Allahın hoşlanmayacağı söz ve hareketler katmasıdır.

Kurân-ı Kerîmde ve sahih hadislerde müdâhene kelimesi geçmemektedir. Kalem sûresindeki bir âyette (68/9) aynı kökten gelen iki fiile müdâhene anlamı verilmiştir. Nitekim Elmalılı Muhammed Hamdi, Hz. Peygambere hitap sadedindeki bu âyeti, “Onlar arzu ettiler ki müdâhene etsen, o vakit müdâhene edeceklerdi” diye çevirmiştir. (Hak Dini, VIII, 5252).

Gazzâlî de bu iki kavramın farkını, daha ziyade kişinin birine karşı yumuşaklık gösterip onu idare etmeye çalışmasının arkasındaki niyette görmüştür. Buna göre eğer birine karşı dinin selâmeti için veya o kişinin halini düzeltmesini sağlamak ümidiyle yumuşak ve hoşgörülü davranılırsa bunun müdârâ, çıkar sağlamak, arzularını tatmin etmek, mevkiini korumak gibi bencil düşüncelerle aynı davranışlar ortaya konursa bunun da müdâhene olacağını belirtmiştir.

Bir başka ifade ile Müdara, dini zarardan kurtarmak için dünya menfaatinden vermek, güler yüz göstermek, İslamiyetin dışına çıkmadan, gönül almaktır. Müdahene ise , gönül alırken, İslamiyetin  dışına çıkmak, günaha girmektir.

 Evet , kısaca   belirtmek gerekir ise Müdara ; din için dünyayı kullanmak , harcamaktır. Müdahene ise  dünyası için dini kullanmaktır. Bu ise sömürü ve istismarın en büyüğüdür !

Rabbim, cümlemize iletişim konusunda ilkeli, tutarlı ve samimi olmayı nasip eylesin.

Hüseyin DEMİRTAŞ-Beykoz Müftüsü

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Kenan Ergün
KURBANLARIMIZI DEVLETİMİZE BAĞIŞLAYALIM. AMERİKAYA MİLYONLARCA TOKAT ATALIM.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.