www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
mülakaı-1
Bu yazı 128099 kez okundu.
Yazının Tarihi :   07 Kasım 2015 - 00:07:47

Hac İnsana Kıble Bilinci Kazandırır

Büyüt
Küçült
Hac İnsana Kıble Bilinci

Gülay AYDİL

Din Hizmetleri Uzmanı Ankara İl Müftülüğü

Şimdi vuslat anı yaklaşmış telbiye ,tekbir ve tehlillerle Beytullaha doğru yavaş adımlarla ilerliyoruz ,Kabe:İmam-ı Rabbaninin ifadesiyle Eşya ve maddenin tükenip ruh ve mananın başladığı ufuk noktası işaretidir. ve Kabe bu dünyanın ötelere bağlı serhat kapısıdır.Bakara 126 وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ اجْعَلْ هََذَا بَلَدًا آمِنًا وَارْزُقْ أَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ آمَنَ مِنْهُم بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ  Hani İbrahim, “Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allaha ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır” demişti.Bakara 125. ayetteوَإِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْناً وَاتَّخِذُواْ مِن مَّقَامِ إِبْرَاهِيمَ مُصَلًّى وَعَهِدْنَا إِلَى إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ  Biz, Beyti (Kâbeyi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahimin makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsmaile: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evimi temiz tutun, diye emretmiştik.Buyurulur. Bu yüzden hep pırıl pırıldır beytullah ve hep cennet kokuları duyulur onun etrafında tavaf ederken.

HAC İNSANA TEVHİT BİLİNCİ KAZANDIRIR

Türk hacıları genellikle temettu(yararlanma) haccı yaptıkları için önce umre yapıp ihramdan çıkarlar.Önce tavaf,sonra say Tavafta tevhit bilincine erilir,yedi şavt bir tavaftır.safa ,merve arasında yedi kere gidilip gelinir. Cemeratta şeytana atılan taşlarda yedişer ,yedişer atılır . nedir hikmeti yedinin

Kâbe etrafında tavaf, tevhid fikrini temsil etmektedir. Bu hareketin ictimaî hayata ait olan mânâsı, birlikten ayrılmamak ve bu birliği korumaya çalışmaktır. Ferdî hayata ait mânâsı ise daha derin hakikatları ihtiva etmektedir. Çünkü gökler yedi kattır, insandaki nefis de yedi tanedir. Her dönüşte bir merhale, bir menzil aşılarak yedi kat göklerin üstüne çıkmak, maddî âlemin üstüne yükselmek demektir. Ayrıca iç dünyamızda yedi basamaklı olan nefsin en aşağı basamağından en üst basamağına yükselmesidir. Yani nefs-i emmâreden nefs-i mutmainneye çıkarak, hayvanî hayattan kurtulup, ruhânî hayata kavuşmak demektir.Kâbeyi tavaf, kâinat nizamından alınmış bir ibadettir. Seyyareler güneş, elektronlar çekirdek, pervaneler kandil etrafında döner; böyle bir merkez etrafında dönmek ona aşkla bağlılık anlamına gelir.
Kuran-ı Kerimde Cenab-ı Hakk:تُسَبِّحُ لَهُ السَّمَاوَاتُ السَّبْعُ وَالأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن

مِّن شَيْءٍ إِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدَهِ وَلَكِن لاَّ تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورً

Yedi gök ve yer ve bunlarda bulunan her şey onu tesbih eder.Onu övgü ile tesbih etmeye hiç bir şey yoktur . fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınızİsara suresi,17/44

buyurmaktadır. Tabiat ilimlerindeki gelişme bu ayetin açıklamasına yardımcı olmuştur. Nitekim, önceleri cansız ve hareketsiz olduğu sanılan varlıklar da dahil olmak üzere bütün eşya atomlardan meydana gelmiştir. İşte atom çekirdeklerinin etrafındaki elektronlar, sürekli ve muntazam bir şekilde çekirdeğin etrafında dönmektedirler ki, bu durum Kuran-ı Kerim tarafından Allahı tesbih olarak ifade edilmiştir. Bu bakımdan, İslâmın sembolü olan Kâbe etrafında dönmek de; dine gönül vermek, onun etrafında pervane kesilmek ve Allaha bütün kalbiylebağlanmaktır.

Umre ,Kelime olarak imar manasına gelir .Umre tavafında Hz Ademin göz yaşları ile Sübhanallahi ve hamdihi diyerek tavaf edişini Hz İbrahim ve peygamber oğlu hz İsmailin önce taş taşıyarak döne, döne kabenin duvarlarını yükseltişlerini ve alemlere rahmet olan tevhidin son elçisinin doğumu ile putların yüz üstü serilişlerini ,son merhalede fetih günü bizzat asası ile her birini yere serişini tefekkür ederek neyi niçin yaptığının bilinci içinde tavafını yapmalıdır.Unutmamalıdır ki ibadetleri sıradan davranışlar olan adetlerden ayıran şey niyet ve bilinçtir.Ancak o zaman umremiz bizi imar edecek ve bir kaç gün sonraki haccımıza ve büyük buluşmamız olan Arafatımıza  hazırlayacaktır.

HAC İNSANA NAMAZ VE KIBLE BİLİNCİ KAZANDIRIR.

bütün ibadetler özü itibarı ile bir arayıştır adeta Hz Hacerin safa,merve arasında koşarak zem zemi araması gibi bizde kıyamlarda rükularda secdelerde , sahur ve imsaklar da   teheccüt ve duhalar da ,zekat kurban ve haclarda bizim için ab-ı hayat olacak rabbimizin rızasını arar dururuz.bu manada hac bir ömür boyu kıblesini arayan müminin Kıblesine kavuşması ona sarılması öpmesi koklaması kıblesiyle bütünleşmesidir. Artık bundan sonra namazlarını daha farklı kılacaktır.çünkü kıblesini tam doğrultmuş yıllar yılı kilometrelerce ötelerden matematiksel hesaplamalarla yöneldiği kıblesinin kabesinin hangi yönüne yönelse bütün yönler ona bakıyor artık . Artık bütün letaiflerimiz ile ona yönelmişiz dir.

                                   Dönmez yüzüm başka yöne

                                    Rabbim sana döndüm yüzüm

                                    Malayani söylemezem      

                                    Rabbim lebbeyk oldu sözüm (G.A)

diyerek  kalbimizi kıblemiz ile buluşturmalıyız.Her birimiz birer Adem birer  Havva her birimiz birer İbrahim birer Hacer  ve her birimiz birer Hz Muhammet Hz Hatice Şuurunu ,imanını ,teslimiyetini ,tevekkülünü ,Sabrını ,sadakatini ,Tevhit aşkını yaşama çabası içine girmeliyiz . Osmanlı âlim ve mutasavvıflarından Yûnus Vehbî Efendi (ö. 1913) Esrâr-ı Menâsik-i Hacc-ı Şerîf isimli eserinde şöyle der: “Gâye, sâdece bedenin Beyti (Ka‘beyi) tavaf etmesi değildir. Aynı zamanda kalbin Beytin Rabbini ziyâret ederek tavâf etmesidir”… “Cemreleri (şeytanları) taşlamak, kalpten vesveseleri, iç âlemde duyulan kötü sesleri ve dünyaya âit yersiz düşünceleri kovmaya işâret eder”[1][1] [1][1] Veysel Akkaya, Sûfî Gözüyle Hac ve Umre, İstanbul 2006, s. 127. 11) Veysel Akkaya, age, s. 146.

 

Şairin Dediği gibi Sanmaki ey hace senden zerr-ü sim isterler

                                     yeme la yenfeuda kalbi selim isterler

İmam Muhammed Gazâlîye (ö. 505/1111) göre, hac için yol azığı hazırlayan kişi, âhirette faydalı olacak en hayırlı azık olan takvâyı, hac için binite bindiğinde öldüğü zaman konacağı tabutu, iki parça beyaz kumaştan oluşan ihrama girince öldükten sonra sarılacağı kefeni düşünmelidir. İhrâma girdikten sonra Lebbeyk (emrine uydum) derken Allahın hac emrine uyarak bu mekâna geldiğini düşünmeli, Kabeyi görünce sanki ilahi azameti hatırlayarak saygılı olmalı, Kabenin etrafında dönüp tavaf ederken Arşın etrafında dönen ve Allaha saygılarını böyle ifâde eden melekleri düşünmelidir. Kabenin köşesindeki siyah taşı (Hacerül-esved) selamlarken ve ona el sürerken sanki Allah ile musâfaha ettiğini ve emirlerinden çıkmayacağı konusunda Ona söz verdiğini düşünmelidir. Kabe yakınındaki Safâ ve Merve isimli tepecikler arasında koşarken (say ederken) iki düşünceye sahip olmalıdır: Birincisi, kendisini bir padişahın huzuruna çıkıp dileğini arz eden ve huzurdan çıkıp “acaba padişah dileğimi kabul edecek mi?” diye sarayın etrafında merakla dolaşan kişi gibi hissetmelidir. İkincisi, âhirette günah ve sevapların tartılacağı iki kefeli terâziyi düşünmeli, meselâ Safâ tepesini sevap kefesi, Merve tepesini de günah kefesi olarak hayal etmeli ve acaba hangisi ağır gelecek diye bir o tarafa, bir bu tarafa gidip bakmalıdır. Arafât tepesinde vakfeye oturduğu zaman mahşer günü insanların toplanacağı ve peygamberlerinden şefâat bekleyeceği ânı düşünmesi gerekir    İmâm-ı Gazâlî, İhyâü ulûmid-dîn, Beyrut 1990, I, 352-359.

 

Anadolu sûfîlerinden Yunus Emre (ö. 720/1320) bu konuyu şiirlerinde şöyle dile getirir:

Ak sakallu pîr hoca

Bilemez hâli nice

Emek virmesün hacca

Bir gönül yıkar ise.[2][2]

                   Yûnus Emre Dîvânı (nşr. Mustafa Tatcı), Ankara 1997, II, s. 386

 

Orada günahlar  katlanarak yazılır. Hac Suresi 25. Ayette Kim de orada zulüm ederek hakdan sapmak isterse biz ona elem dolu bir azapdan tattıracağız.buyurulmuştur. Sevaplarda katlanarak yazılır. Hadis-i  Şerifte efendimiz(s.a.s) Hacılar ve umre yapanlar Allahın Heyetidirler,dolayısıyla ona dua ettikleri taktirde Allah Teala dualarını kabul eder.Mağfiret diledikleri taktirde onları bağışlar. Hacı affa uğrar ,Hacının mağfiret dilediği kişide affa uğrar.Buyurmuştur.
      Peygamberimizin Allahım hacıyı bağışla .Hacının mağfiret dilediği kişiyide bağışladiye dua ettiği   rivayet edilmiştir.Ve yine efendimiz (s.a.s)Ancak üç mescide ziyaret ve ibadet kastıyla sefere çıkılır.Mescidi haram ,Benim şu mescidim,ve mescid-i aksa[1]
[1] Vehbe zuhayli 4. cilt s.169

            Bir başka hadis-i şerif deMescid-i haramda kılınan namaz yüz bin namaza ,Benim mescidimde kılınan namaz bin namaza,Beytül maktis deki namaz beş yüz namaza denktir.     buyurulmuştur

Hakk cemalin Kâbesini kıldı âşıklar tavaf
Yerde Kâbe, gökyüzünde Beyt-i mamûr olmadan
.

                                        Sen müyesser eyle Ya Râb  bizlere beytin tavaf

                                         İlmin ile amil eyle  Vade tekmil olmadan

                                                                                                     amin

                                                            Muhammed es-Sivâsî

 


 

 


Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Kenan Ergün
KURBANLARIMIZI DEVLETİMİZE BAĞIŞLAYALIM. AMERİKAYA MİLYONLARCA TOKAT ATALIM.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.