www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
mülakaı-1
Bu yazı 97213 kez okundu.
Yazının Tarihi :   24 Mayıs 2016 - 07:12:57

ENGELLİ YAKINI OLMAK

Büyüt
Küçült
ENGELLİ YAKINI

Huri ÖZTÜRK

       Engelli; Doğuştan yada sonradan herhangi bir nedenle bedensel,zihinsel,ruhsal,duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük  gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan korunma,bakım,rehabilitasyon,danışmanlık hizmetlerine  ihtiyacı olan kişilere denir.Ve karşılığı cennet olan ağır bir imtihandır. Allah u Teala Kuranı Kerim de

     Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allaha aidiz ve şüphesiz Ona döneceğiz” derler.” Bakara Suresi, 155-156

“Kul, Allahın kendisi için takdir ettiği dereceye ameli ile ulaşamazsa, Allah onun canına, malına veya çocuğuna bir musibet verir, sonra ona sabretme gücü ihsan eder ve böylece onu Allahın kendisi için takdir ettiği mertebeye ulaştırır” (Ebu Davud, Cenâiz, 1.  III, 470.)

      İnsan Allahın yeryüzünde yarattığı en değerli ve en üstün varlıktır. Rabbimiz Tin Suresi 4. ayette “Biz gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık”  buyuruyor .Ancak Rabbimiz hepimizi bir imtihan için yaratmıştır ve kimseye kaldıramayacağı yük yüklememiştir.Benim imtihanımda engelli bir bebek annesi olmakmış.Kızım dünyaya geldikten 4 gün sonra ateşlendi hastaneye götürdük, kızımın ateşini düşüremediler doktorlar havale geçirdi tabi doktorların şüphelendiği başka bir hastalık olduğu için kızımı hastaneye yatırdılar.Eşim ve kayınvalidem eve geldiklerinde kızım yoktu yanlarında hastaneye yatırdık dediklerinde çok üzüldüm ve bizim hastane serüveni böyle başladı. 1 ay boyunca sürekli hastaneye gidip geliyoruz ve 1 ay sonunda doktorlar bana kızımın joubert  sendromlu bir bebek  olduğunu söylediler hani halk arasında derler ya başımdan aşağı kaynar su döküldü adeta….

      Bir anne ve baba için en zor şey çocuğunun engelli olarak dünyaya gelmesidir. Eşimin ve benim kendimize sorduğumuz ilk soru şu oldu Rabbim biz nasıl bir günah işledik de sen bizi evladımızla imtihan ediyorsun… Bu bütün engelli ailelerin kendilerine sorduğu bir sorudur. Günlerce ağladım ve bir gün yine ağlarken bir takvim yaprağının arkasın da ‘Allah sevdiği kulu imtihan eder ‘ Hadisi Şerifini okudum. Hamdolsun dedim Rabbim beni seviyor ki en kıymetlimle imtihan ediyor. Normalde bazı aileler çocuğun bu durumu inkâr ederlermiş, ben bu hadisi şerifi okuduktan sonra evladımın rahatsızlığını kabullenip onun hayata tutunması için elimden geleni yaptım. Doktorumuzun tavsiyesi ile de rehabilitasyon merkezine götürdüm, orada gereken eğitimi alıyordu kızım bende günlük yapması gereken bütün aktivitelerini düzenli bir şekilde yaptırdım onu asla bir engelli gibi görmedim kızımla her şeyi konuşuyordum akşama yapacağım yemekten eve gelecek misafire kadar bu kızımın diğer hastalara göre daha çabuk ilerlemesini sağladı. Öyle ki rehabilitasyon merkezinde ki doktorlarımız doktorlar yanlış teşhis mi koydular acaba diye bile sordular.Öyle şeyler duyuyordum ki çocukları engelli ,hiçbir şeyden anlamıyor diye ilgilenmeyen aileler bu beni çok üzerdi çünkü inanın kızım benim ses tonumdan üzgün olup olmadığımı anlardı.Rabbim belki onları bir yönden eksik yaratıyor ama diğer yönden onları başka bir duyu ile destekliyor.Onların hisleri o kadar kuvvetli ki kimin onları sevdiğini veya onlara acıdığını çok iyi biliyorlar.Tabi bu arada beni en çok rahatsız eden şey etrafımızda ki insanların kızıma ve bana acıyarak bakmasıydı, ahhh yazık çokta güzelmiş veya Allah seni kurtarsın kızım derlerdi bana Niye öyle derlerdi ki bir anne evladından kurtulmak ister miydi ? O zaman çok kızardım onlara, onlar için engelli olmak bir sıfır başlamaktı hayata ama biliyordum ki benim kızım Rabbimin katında en güzel yerdeydi. Benim kızım 2 yaşında vefat etti ama nerde  engelli birini görsem onların yaşadığı sıkıntıları düşünerek üzülüyorum .Asla onların incinmesini istemiyorum.

Rabbimiz Kuran-ı Kerim de şöyle buyurmaktadır:
    “Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.” Araf Suresi, 179.

                                      BU DURUM DA NELER YAPILABİLİNİR

Öncelikle engelli ailelere erken teşhis ve tedavinin bir kazanım olduğu böyle bir durum da çocuklarına nasıl davranmaları, ona nasıl yardımcı olmaları gerektiği yetkili kurumlarca anlatılmalı. Onlarında sağlıklı bireyler gibi eğitildikten sonra kendi işlerini kendilerinin yapabileceği ailelere asla çocuklarından utanmamaları gerektiği bu tür şeylerin normal bir insanın başına trafik kazası, hastalık sonrası da gelebileceği ve her insanın böyle bir risk taşıdığı anlatılmalıdır.

 Dinimiz, engellilerle ilgilenmeyi ve onlara yardımı teşvik etmekte ve bunu sevap bir davranış olarak görmektedir. Görme engelli bir kimseye yol göstermek, sağır ve dilsiz ile ilgilenmek ve aracına binmeye çalışan bir engelliye yardımcı olmak sadakadır. Peygamber Efendimiz sav engellilerin yoluna engel koyanları kınamıştır. . (Ahmed, I, 217, 309.)

Bizlerde önce kendimiz engelli bireylere yardımcı olmalı, çocuklarımıza da onlara karşı hoşgörülü olmaları gerektiğini ve yardımcı olmalarını anlatmalıyız. Kızım 5.sınıf öğrencisi ablasının engelli olduğunu biliyor onlara karşı çok merhametli olması gerektiğini anlattım. Rabbimin bir lütfu mu bilmiyorum her sınıfında da bir tane engelli arkadaşı oldu, diğer arkadaşlarının onlara kötü davrandığını görünce çok üzülüyor,kendisi her konu da onlara yardımcı oluyor,onlarla ilgilenmeyi çok seviyor biz engelli yakınları olarak bütün vatandaşlarımızdan aynı hoşgörüyü bekliyoruz.

Peygamberimiz engellilere yeteneklerine göre kamu alanında görev vermiş, onları topluma kazandırmaya çalışmıştır. Engellileri başkalarına el açan bir dilenci ve toplumun üretken olmayan bir kesimi olarak görmemiştir. Aksine çeşitli hizmetlerde kendilerinden yararlanma cihetine gitmiştir. Örneğin,

-Ortopedik özürlü (topal) Muâz b. Cebeli Yemene vali olarak göndermiş,

-Çeşitli vesilelerle Medine dışına çıktığında yerine vekalet etmek üzere 13 defa görme özürlü Abdullah İbn Ümmi Mektumu vekil bırakmıştır. İbn Ümmi Mektum, cemaate namaz kıldırmış, Mekke ve Medinede uzun yıllar müezzinlik yapmıştır. 

- Sahabeden görme özürlü İtbân b. Mâlik kendi kabilesine imamlık yapmıştır. Peygamberimizin bu uygulamalarıyla, engellilerin yeteneklerine uygun alanlarda istihdam edilerek onların üretici bireyler olmalarını, onları topluma kazandırma kişiliklerinin geliştirmelerini amaçladığını ve gelecek nesillere yol göstericilik yaptığını söyleyebiliriz. .Bizlerde Peygamber Efendimiz (sav)in yaptığı gibi engelli bireylerimizi sosyal hayatta aktif hale getirmek için onları belli görevlerde istihdam edebiliriz. Böylece onlarda kendi ihtiyaçlarını karşılayabilirler Peygamber Efendimiz(SAV) engelli bir insanı tahkir edenleri onlara sakatlığıyla hitap edenleri sert bir dille uyarmıştır

Peygamberimiz engelli insanlara, onları onura edecek kelimelerle nitelemiş, onlara iltifat etmiştir. Görme özürlü bir sahabeden söz ederken, ona “basîr” (basîretli, iyi gören) demiştir.(Beyhaki es Sünen ül Kübra)Bizlerde engelli bireylerle konuşurken onları incitmemeli, onları onura edecek ifadeler kullanmalıyız.

Birde değinmek istediğim diğer bir konuda şimdi teknoloji o kadar ilerledi ki artık anne karnındaki bebeğin herhangi bir özrü olup olmadığını anlayabiliyorlar. Ve aileler engelli bir bebeğe bakamayacaklarına karar verip kürtaj yolunu seçiyorlar. . Hâlbuki fıkıh âlimlerinin çoğuna göre annenin hayatını kurtarma gibi kesin bir tıbbî zaruret olmaksızın çocuk düşürmek ve aldırmak câiz değildir. Bu açıdan bir çocuğun engelli olacağı kesin olarak tespit edilse bile kürtaj yapılarak alınması caiz olmaz.

Yine başıma gelen başka bir durum ikinci kızmda da doktorlar kızımın yapılan kan testleri ile %25 özürlü olduğunu ve daha detaylı test yaptıktan sonra kesin olarak özürlü ise alacaklarını söylediler, ve ilk bebeğimin özründen dolayı ne kadar zor bir durum olduğunu aynı şeyleri yaşamamın anlamsız olduğunu söyleyip beni ikna etmeye çalıştılar. Hamdolsun bebeğimi aldırmayacağımı Rabbim eğer takdir etmişse ona da bakacağımı söyledim ve kızımı aldırmadım. Belki özürlüydü ama Ona olan teslimiyetimizden ve dualarımızdan sanırım şimdi hamd-u senalar olsun 11 yaşında sağlıklı çokta tatlı bir kızım var.Ben bu tür şeyleri yaşamış bir kardeşiniz olarak asla bebeğinize engelli diye kıymamanızı sadece Rabbimize teslimiyetiniz tam olmasını söylemek istiyorum çünkü O her şeye kadir.

“Yüce Allah, ‘iki sevgilisi (olan gözlerini almak sureti)ile kulumu sınadığımda sabrederse, bu ikisine karşılık ona cenneti veririm buyurdu.” (Buharî, Marzâ

 

Hadisi Şerifte buyrulduğu gibi imtihanlara sabretmeliyiz.Ama en büyük dileğim tabi Rabbim kimseyi evladı ile imtihan etmesin çünkü en zor imtihan evlad ile imtihan……….. 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Kenan Ergün
KURBANLARIMIZI DEVLETİMİZE BAĞIŞLAYALIM. AMERİKAYA MİLYONLARCA TOKAT ATALIM.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.