www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
mülakaı-1
Bu yazı 75318 kez okundu.
Yazının Tarihi :   24 Kasım 2016 - 22:53:24

DİN GÖREVLİLERİNİN SORUNLARI

Büyüt
Küçült
DİN GÖREVLİLERİNİN

Zübeyir Demirkaya

        Neden Din ve Diyanet ile uğraşmak moda haline geldi? Diye hep düşünmekteyim. Bu  toplum Müslüman toplum. Müslüman bir toplum neden Din ve Diyanet ile uğraşır? Anlamış değilim. İslam Dini garip gelmiş garip gider, misali. Bu din görevlileri yani İslam Dinini en doğru şekilde anlatmanın gayreti içinde ki din gönüllüleri maalesef ki her taraftan saldırı altındadır.  Din gönüllüleri maalesef ki hep garip kalmışlardır.  Derdini anlatacağı bir mercii bulamaz hiçbir zaman. Üç- beş kişi bir araya gelir, din görevlisinin vaazlarda anlattığı konulardan rahatsız oldukları için, yalan dolan ve iftiralarla din görevlilerini şikayet eder, bu durumda dahi din görevlisi kendi haklılığını ne kadar anlatmaya kalkarsa kalksın anlatamaz haklılığını.  Cemaat içinde şöyle bir olgu vardır: “ Sel gider, kumu kalır.” Yani din görevlisi gelip geçici, oysa şikayet edenler burada kalıcı. “ben imamı savunursam komşumla kötü olacağım, en iyisi susayım, ne halleri varsa görsünler,” diye düşünmekte ve haksızlık karşısında adeta içleri acıya acıya susmaktadırlar.

       Birde din görevlilerinin en büyük sorunlarının başında gelen camii dernek yönetimleri vardır. Bu yönetimlerden çok az da olsa görevlerini layıkıyla yapan, camilerinin çevre düzenlemeleriyle ilgilenen dernek yönetimleri vardır. Fakat ekseriyeti kendilerini din görevlilerinin amiri gibi görmekte ve caminin tek sahibi olarak kendilerini görmektedirler.

    Camii dernekleri maalesef ki camileri adeta ticarethaneye çevirmişlerdir.  Din görevlisinin rızası olmadan camii avlusuna çay ocağı adı altında kahvehaneler açmaktadırlar ve bu çay ocaklarına nerde din ve diyanet düşmanlığı yapan basın-yayın organları varsa onlar getirilmektedir. Ağızlarda argo kelimeler hiç eksik olmamakta.  Bunları uyaran din görevlisi ise bir anda istenmeyen adam ilan edilmekte ve bu tacir olan başkan ve yönetimleri soluğu müftülüklerde almaktadır. Camilerin ne zaman açılıp kapanacağına adeta bunlar karar verecek durumda kendilerini görmektedirler.  Maalesef ki bu camii derneklerine bu yetkiyi de bazı il ve ilçe müftülerimiz vermektedir. Bir din görevlisini şikâyete giden camii dernek başkanına bir müftü bey. “ eğer din görevlimiz görevini aksatırsa, direk beni cepten ara, ben gelip yerinde tespit edeyim”, derse elbette camii dernek başkanı ve yönetimi kendilerini din görevlisini denetleyen bir mercii olarak görecektir. 

      Diğer kurumlarda olduğu gibi, din görevlilerini haksız şikayette bulunanlar hakkında  DMKnın 25.  Maddesi devreye girmeli. “657 sayılı DMKnın 25. maddesi “Devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikâyetler, garaz veya mücerret hakaret için, uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı ve soruşturma veya yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda bu isnat sabit olmadığı takdirde, merkezde bu memurun en büyük amiri, illerde valiler, isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler.” hükmünü taşımaktadır. Bu durumda ilinizdeki Valinin Cumhuriyet Savcılığından haksız isnat ve iftira ile suç duyurusunda bulunan vatandaş veya vatandaşlara karşı kamu davası açılmasını talep etmesi gerekmektedir.
Yine 4483 sayılı Kanunun 15. maddesi “Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkındaki ihbar ve şikayetlerin ihbar veya şikayet edileni mağdur etmek amacıyla ve (...)(1) uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı hazırlık soruşturması sonucunda anlaşılır veya yargılama sonucunda sabit olursa haksız isnatta bulunanlar hakkında yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturmaya geçilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlarda kamu davası açılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurma ve haksız isnatta bulunanlar hakkında genel hükümlere göre tazminat davası açma hakları saklıdır.” hükmünü taşımaktadır. Bu durumda da haksız isnatta bulunan vatandaş veya vatandaşlara karşı yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılması gerekmektedir.  Bu madde devreye girdiği an her şey düzelecek gibi geliyor bana.

Eğer daire amirlerimiz yukarıdaki maddeyi işletmezlerse maalesef ki haksız yere şikayetlerin asla önü arkası kesilmeyecek ve din görevlisi de hiçbir zaman görevini layıkıyla yapamayacak duruma gelecektir. Selam ve dua ile.

                                                                                                                Zübeyir DEMİRKAYA

                                                                                         Tekbir-Sen Genel Başkan Yardımcısı

 

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Kenan Ergün
KURBANLARIMIZI DEVLETİMİZE BAĞIŞLAYALIM. AMERİKAYA MİLYONLARCA TOKAT ATALIM.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.