www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
mülakaı-1
Bu yazı 105894 kez okundu.
Yazının Tarihi :   06 Mart 2016 - 17:16:04

Cihat Toplam Kalite Mücadelesidir

Büyüt
Küçült
Cihat Toplam Kalite

Prof. Dr. Mustafa Ünver

1966'da Çankırı/Şabanözü Bakırlı Köyünde doğdu. Ankara Merkez İmam Hatip Lisesini ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde çalıştı. 1993-1994 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığının araştırma bursuyla Mısır'ın başkenti Kahire'de bir yıl kaldı. Kırgızistan'ın Osh şehrindeki Osh Devlet Üniversitesi Teoloji Fakültesinde üç yıl öğretim üyesi, bölüm başkanı ve dekan yardımcısı olarak hizmet verdi. 2008'de öğretim üyesi değişimi programı kapsamında Danimarka Aarhus Üniversitesi Teoloji Fakültesinde seminer verdi. 2011-2015 yılları arasında Lahey Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri ve Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı olarak görev yaptı. Tefsir alanında profesördür. Arapça, İngilizce ve Rusça bilmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır. ............


Kavramların anlam dünyalarını ve tarih içinde sergiledikleri anlam dönemeçlerini izlemek, zevkli ve ilginç bir semantik deneyimdir. Aynı zamanda fenomenlerin maksat ve felsefelerini anlama bakımından da son derece önemli bir çalışmadır. Zira dönemlere özgü haller, insana ve topluma olduğu gibi kelime ve kavramlara da etki etmekte, belli bir yön vermektedir.

Birey ve toplumda mutlak iyiliğin yaygınlık kazanıp egemen olması için sarf edilmesi gereken bütün çabayı ifade eden Kurânın cihat kavramı da, nüzul ve sonrası dönemlerde karşılaştığı ağır manipülasyonlar doğrultusunda akış değiştirmiş, sadece sıcak savaş anlamında kullanılır ve bilinir olmuştur. Üstelik İslam literatüründeki böylesine omurgalı ve kapsamlı bir kavram, malesef sadece İslam Hukuku literatürüne has bir kavram imajına indirgenmiştir.
İslam Hukuku alanının en önemli kavramları arasında yer alıp cihat kökünden türetilmiş olan içtihat ve müçtehit gibi kelimeler de bu inhisarı bir yönüyle desteklemiştir.
***
Sözlükte güç, kuvvet, takat harcanması anlamlarına gelen kök anlamıyla c-h-d kelimesi, hayvanın son gücüne kadar koşturulması, kişinin sıkı bir denemeden geçirilmesi, hastalığın hastayı iyice yıpratması, sütteki yağın çıkarılması, yemeğin çok arzulanması, fakirliğin aile efradı çok olan kişiyi iyice yıpratıp örselemesi, yoğun bulutların tüm gökyüzünü örtmesi, yaşlılığın tüm hızıyla bedene hakim olması ve nihayet düşmana karşı tüm gücüyle mücadele edilmesi gibi örneklerde kullanılır. (Firuzabadi, I, 296)

Kuran-ı Kerim vahyin hem Mekke, hem Medine döneminde cihad kavramını çeşitli türevleriyle 41 defa kullanır. Mekke döneminde iç derinlik ve zihin inşasını kuran cihad kavramının (Ankebut, 29/8, 69 ; Hac, 22/78) Medine döneminde sosyal iyiliğe (Bakara, 2/177), yoğunlukla sıcak savaş ve kıtal cihadına (Tevbe, 9/16, 20, 88) evrildiğini söyleyebiliriz.
***
Şu halde büyük gayret içinde olmak anlamını her zaman muhafaza eden cihat, bütün iyilik ve güzelliği her yerde hakim kılmaya ve bu vesileyle Allah Tealanın rızasını kazanmaya matuf her türlü gayreti ifade etmektedir. Buna göre sıcak savaş anlamındaki kıtal cihadı, konseptin tamamını değil sadece küçük bir bölümünü sadece bir yönüyle yansıtmaktadır. Hatta önceki alimlerimiz cihadı nefis, ilim, mal, dil ve kıtal cihadı olmak üzere çeşitli sınıflara ayırmışlardır. (Nargül, 19-20, 27-32)

Merhum Hamidullahın da kaydettiği gibi bir Müslüman Allaha karşı sorumluluklarını yerine getirebilme gücü kazanmak için yemek yese, günahlardan kaçarak eşiyle birlikte olsa, bu ihtiyaç ve zevk kendisi için ibadet hükmüne geçer, cihat yapmış olur. (Hamidullah, 289-290) Bu anlamda Peygamber efendimizin “asıl mücahit nefsiyle cihat edendir” (Tirmizi, Cihad, 2), “en faziletli cihat, haksızlık karşısında hakikati söylemektir” (Ebu Davud, Melahim, 17) ve bir sıcak çatışma sonrasında ifade ettiği “küçük cihattan büyük cihada döndük” (Acluni, I, 424) şeklindeki sözleri de cihat konseptinin muhtevasını belirleyen önemli deliller arasındadır.

Ne var ki cihat özellikle müsteşrikler tarafından kutsal savaş (holy war) olarak anlaşılmak istenmiş ve bu yönde bir algı oluşturulmuştur. Bu doğrultuda hemen tüm müsteşrikler cihadı tüm dünya Müslüman oluncaya ya da İslam egemenliğine teslim oluncaya kadar yapılan kutsal savaş olarak anlamış ve tanımlamışlardır. (Yaman, 59)

Oysa Müslümanlıkta kutsal savaş gibi bir kavram yoktur, cihat ve kıtal kelimeleri vardır. İlahi kanuna uymayan ve haklı bir dava için yapılmayan her türlü savaş İslam noktay-ı nazarından yasaktır, batıldır. Bakara suresi 256. ayetin koyduğu “dinde zorlama yoktur” beyanı gereğince insanları Müslüman yapmaya zorlamak maksadıyla bir savaş ilanı da meşru değildir. Peygamberimizin hayatı dikkate alındığında onun sadece üç türlü savaş yaptığı görülür: 1. Savunma, 2. Cezalandırma, 3. Önleme. Yapmak zorunda kaldığı savaşların hepsinde de bu üç seçenekten biri daima var olmuştur. Örneğin Peygamberimiz (sas) Bizans topraklarında Müslüman bir elçinin öldürülmesi üzerine imparatoru Herakliyusa gönderdiği meşhur mektubunda şu üç seçeneği sunar: “İslama gir, ... olmazsa cizye-vergi öde, ... olmazsa vatandaşların İslama girmek veya cizye ödemek isterlerse onlarla İslam arasına girme!” (Hamidullah, 290)
***  
Durum böyleyken sanki cihat kavramı sadece İslam Hukuku literatürüne ait bir kavram olarak sıcak savaş anlamında değer bulması, Müslümanların da bu yöndeki gayretleri, günümüzdeki İslamcı radikal terör örgütlerinin de en çok dayandıkları kavramlardan biri olması gibi sebepler, müsteşriklerin kutsal savaş algısını güçlendirmiş ve konuyu başa çıkılması güç büyük bir heyula olgu haline dönüştürmüştür.  Böylece İslamın bir savaş ve kılıç dini olduğu ve ancak bu yolla yayıldığı kanaati hakim olmuştur. Oysa İslami perspektifte fukahanın çoğunluğuna göre de devletler ve milletler arası ilişkilerde asıl olan savaş değil barıştır ve savaş ancak saldırı ve düşmanlık gibi sebeplerle söz konusu olabilir. (Cassas, I, 320) Ne var ki İmam Şafii gibi az sayıda bazı alimler, biraz da kendi dönemlerini dikkate alarak cihadın sebebinin dini inkar olduğunu söyleyerek devletler ve milletler arasındaki ilişkide asıl olanın barış değil, savaş olduğunu iddia etmişlerdir. (Şafii, IV/237-238 ; Nargül, 1) Doğrusu bu kayıt, kötü niyetli çevrelerin zaten yaymak istedikleri İslamın rahmet ve barış dini olmadığı şeklindeki algısını bir oranda beslemiş ve istismarlarına neden olmuştur. Haddi zatında çok yönlü ve evrensel kabul ve örnekliğe namzet olan cihat gibi enfes bir kavram; malesef savaş, şiddet ve terör sarmalında telaffuz edilen kanlı bir mottoya dönüşmüştür. Hatta IŞİD gibi kanlı örgütler savaş dışındaki cihat tanım ve uygulamalarını şeytanlık, dinden sapma ve irtidat etme olarak görmektedir. (Konstantiniyye, 1436/3, s. 30)

Sonuç olarak cihadın şu şekilde tanımlanmasını isabetli görüyoruz: “Cihat birey, aile ve toplumda adalet, ahlak, hukuk, emniyet, insan başta olmak üzere her türlü canlı ve cansız hakları, estetik, özgürlük, ekonomi gibi insan dünyasına ilişkin tüm unsurların en yüksek düzeyde toplam kalite ve standarda ulaşması için gereken her türlü çalışmanın ortak adıdır. Ve cihat yapmak inanan her erkek ve kadına farzdır.”

Kaynakça

Acluni, İsmail b. Muhammed, Keşful-Hafâ ve Müzilül-Elbas, Beyrut 1351.
Cassas, Ahmed b. Ali, Ahkamul-Kuran, thk. M.Sadık Kamhavi, Beyrut 1985.
Firuzabadi, Muhammed b. Yakub, el-Kamusul-Muhit, 3. Baskı, Kahire 1952.
Hamidullah, Muhammed, İslama Giriş, 14. Baskı, Ankara 2015.
Konstantiniyye, 1436/3 (IŞİDin Türkçe yayın organı)
http://www.slideshare.net/aboOgab/al-hayat-medya-turkce-konstantiniyye-dergisi-3say
Nargül, Veysel, Kuran ve Hz. Peygamberin Uygulamaları Işığında Cihad, Erzurum 2005, Basılmamış Doktora Tezi.
Şafii, Muhammed b. İdris, el-Ümm, Kahire 1990, Darul-Gadil-Arabiy.
Yaman, Ahmet, İslam Devletler Hukukunda Savaş, İstanbul 1998, Beyan Yay.

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Kenan Ergün
KURBANLARIMIZI DEVLETİMİZE BAĞIŞLAYALIM. AMERİKAYA MİLYONLARCA TOKAT ATALIM.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.