www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
mülakaı-1
Bu yazı 123420 kez okundu.
Yazının Tarihi :   27 Kasım 2015 - 06:41:36

BATI VE DOGU ARASINDA TÜRKIYE ve Islam-fobia:

Büyüt
Küçült
BATI VE DOGU ARASINDA TÜRKIYE  ve

Dr. Suleyman Asil Tunca

Bu yazimizda uzun zamandir Bati-Dogu medyalarinda atilan basliklar, ABnin yeni projesi Euro-Islam, son meydana gelen Rus ucaginin düsürülmesi ve konuyla ilgili yorumlari aktarirken, bundan cikarilmak istenen sonuclar ve beklentileri özetleyelim.

-       Dünyada Basinindan Bazi Aciklamalari: 

Putin:” Erdogan Türkiyeyi Islamlastiriyor”.

Rusya: “Düsürülen ucaga karsi, Ayasofya Camini Rusyaya vermeli”.

Alman-Focus: “Erdogan Rus ucagini düsürmekle vahim bir hata yapti”.

                       “NATO, Erdogan icin Rusyayi askeri olarak karsisina almaz”.

                        “Putin, Türkiyeye askeri saldiramaz, ama Türkiyeye karsi Kürt bagimsizligi kartini kullanacak.”

                        “ Putin, Türkiye hava sahasini provoke amacli ihlal ederek, Suriye bölgesine roketleriyle askerlerini yerlesmesini garanti altina aldi. Bölgede ki her türlü Rus reaksiyonunu mesru hale getirdi.”

                        “Rusyanin Suriyeye konuslanmasiyla Iran ile daha yakinlasti, birliktelik stratejisi saglamlastir.”

                        “Fransiz Basbakani Hollande ile Putin ISID (DAES) karsiti bir ittifak tertipliyor”.

                        “Putin, Ermeni meselesini destekleyecegini acikladi”

 Putin: “Türkiye, DAESten petrol aliyor. Bunun icin DAESi koruyor.

Alman SPD-Chef: “ Türkiye cok keskin saldirdi. Bölgede ne yapacagi hesaplanamayan risk foktörü Moskova degil Ankaradir”.

CONTRA-MAGAZIN.COM- Almanya: “ R.T.Erdogan 3. Dünya savasini kiskirtmakmi istiyor?”

Dr. G. TITZ (Avusturyali Akademisyen-ÖGRW Genel Sekreteri ve kurucu üyesi): “Siz Türkler bizim toplumumuze entegre olamiyorsunuz. Bunun nedenini sizin kültür seviyenizin düsük olusuna bagliyorum. Ama buna karsi Iranlilar ve Suriyeliler Avrupa toplumuna cok cabuk entegre oluyor. Onlar sizden daha yüksek kültüre sahip. Biz toplumumuzda Iran ve Suriyelilerin varligini hissetmiyoruz. Bizimle kaynasabiliyorlar. Ama siz Türkler toplumda hep varsiniz ve var oldugunuzu gösteriyorsunuz, entegre olamiyorsunuz; Dernekleriniz, Camileriniz, Lokalleriniz, giyim kusam ve davranis farkinizla hep gözümüzün önündesiniz.

AKIT Gazetesi: “Fransada Suriye tezkeresi cikti. Fransa Meclisi , Suriyede ki terör örgütü DAESe yönelik havadan operasyonlara devam karari aldi.”

AKIT gazetesi: “ Fransada basörtüsü yasagi karari alindi.”

24 TV Türkiye: “ Isvicrede carsaf ve pece giymek yasaklandi, bunu yapanlar 10 ile 100 bin frank arasinda ceza ödeyecek.”

Alev Alatli: “ V.Putin kimdir? 31 Aralik 1999da B.Yeltsin, yerini Putine “özür dileyerek” birakmisti. Meger Putin, 1952, St.Petersburg dogumlu, gizli servislerle iliskileri olan bir isci ailelerin cocugu; 1975te dis istihbarat ajani olarak KGBye katilmis, 1985te Dogu Alman Gizli Polis teskilati STASI ile

birlikte calisti. Rusyaya 1990ta döndü, Rektör yardimciligi ve Belediye Baskanligindan sonra Yeltsinin yerine oturdu.” Ayrica Sn. A.Alatlinin kitaplarindan hatirliyorum, “Putin, KGBnin de üzerinde özel bir birimde baskanlik yaptigi yer aliyordu.

Alev Alatli: “ KIRIMin yeniden Rusyaya baglanmis olmasi, Putinin halkinin gözünde yücelmesi ile sonuclandi. Ukraynanin silahli muhalefetine ve Batinin karsi cikmasina ragmen.”

 

Bütün bunlar Ingiltere Kralicesinin, Sovyet-Sosyalist rejiminin yikilmasindan sonra “Önceki hedefimiz kirmizi idi, simdi yesil oldu” aciklamasini hatira getiriyor. Putinin Dogu Alman Istihbaratiyle calistigi dönemde, Berlin duvarinin yikilmasini ve akabinde yeniden Rusyaya dönmesini düsündürüyor. Bu iki olayda ayni tarihlerde meydana geliyor. Daha sonra Putinin Rusyaya baskan olusuyla birlikte, Rusyanin Bati tarzi bir neo-liberal ekonomik politikaya yönelmesi de tesadüf olmasa gerek.

Avrupa, Türkiyenin DAESe silah veriyor, destekliyor gibi aciklamalarinin üzerinden aylar gecti. Simdi Putin, Türkiyeyi DAESten petrol almakla sucluyor.

17. Yüzyildan sonra kurulan Oryantalistik Enstitüleri akademik tarzda Islama yönelik arastirmalarini yogunlastirmisti. Yüz yillardir Islam aleyhinde akla hayale gelmeyecek yalanlar, karalamalar artik daha akademik tarzda yapilmaya baslamisti. Bunlarin basinda Islamin savasla yayildigi vardi. Daha önemlisi Islamin ikinci kaynagi olan Hadis ve Sünnet kaynaklarina, Hadis ravilerini yaralamaya yönelik kritiklerin gelistirilmesi idi. Islami kavramlar “ümmet, sehadet, cihat vb gibi” bir cok kavram oryantalist profesörler tarafindan yeniden yorumlandi. Daha sonra  müslümanlarin geri kalma nedeni olarak Islam gösterildi. Bütün bu fikirler sekularlestirilen Türkiyeye de ithal edildi. Bir cok alim, bilgin, hoca vasifli insanlar, akademisyenler bu konularin müslüman toplumda temsilciligini yapti.

2000 yili, yani Milenyum olarak bilinen ve dünyada kutlanan yeni bir zaman baslangici idi. Bundan sonra Avrupada EURO-ISLAM Projeleri baslatildi. Bu projeye göre, müslümanlar Avrupa degerlerine uygun yeni bir Islam anlayisina kavusturulmaliydi. Bu yeni Islam liberal bir Islam olmaliydi. Cünki AB yeni bir KITA kimligi üzerinde hazirladigi projeleri uygulamaya gecirme sürecine girmisti. Bu durumda Avrupa kültür mozayigini bozan en önemli Sub-Kultur faktör, Islam ve Müslümanlardi. O halde demografik ve ekonomik olarak ihtiyac duydugu, KITAnin bir parcasi olan müslümanlarin dini liberallesmeliydi. Euro-Islam projesi tamda bununla alakali idi. Bir yandan Avrupa devletlerinde üniversitelerde Islami Bölümler-Fakülteler kurulken ve buralarda liberaller tarafindan euro-islam programi yerlestirilirken, öbür taraftan “siyasi Islam” kavrami ortaya atilmisti. Bu tradisyonelligi ve tutuculugu ifade ediyordu. Böyle düsünenler bati degerlerine uyum saglayamayan grubu tanimliyordu. Euro-Islam projesinde yer almam icin 2010 yilinda ben de bir teklif aldim. Bu proje icinde calismayi reddettigim icin tradisyonel, tutucu olarak tanimlanmama ve tanitilmama neden oldu. Oryantalistik enstitülerinin baslattigi Hadis-Sünnet kritik gelenegi, Euro-Islam projesi ile Kuran-i Kerim kritigini hedef aliyordu; yani Iran Siilerinin yaptigi gibi Karan-i Kerim elestiriye tabi tutulmali, Avrupanin pozitivist rasyonalizmine uymayan Kuran ayetleri elestirilmeli, bazi ayetler reddedilebilmeli veya yeniden Bati degerlerine uygun yorumlanmaliydi. Bana söylenen sözü hic unutamiyorum: “Gel hocam su dini yeniden yazalim” olmustu.

Halbuki Iran ve Suriye Islam anlayisi, Bati kriterlerine uygun, uyumlu, istendigi zaman istendigi gibi reforme edilebilen, sahislara bagli olarak kurumsallasmis ve bunlarin görüs-yorumlarina bagli olarak kökten dönüstürülebilecek bir dindi. Avusturya okullarinda islam dersleri verilirken din dersi ögretmenlerine bir de telkinde bulunuluyordu; buna göre Islamin temel uygulamalari “teolojik dogma” kabul ediliyor, ögrencilere namaz kilmanin, oruc tutmanin zorunlu görev oldugu dayatilmamasi gerekiyordu. Ankara Ilahiyattan bir Prof.ün de euro-islam gerektigi aciklamasini bir TV kanalinda dinledim. Adamin meseleye vakif olmadigina yorumladim, Insaallah öyledir. Bu mesele epeyce teferruatli...Diyalog gelistirilmeliydi ve diyalogun ilk sarti “bütün semavi dinlerin hakikat iddiasindan vaz gecmesiydi.”

Simdi Putinin, ucak olayindan sonra “Erdogan, Türkiyeyi islamlastirmak istiyor” aciklamasi, Euro-Islam anlayisi güdümünde bir söz olmasi ve bu konuda avrupalilarin Erdogan hakkinda ayni suclamalarda bulunmasini kimi tesadüfe baglayabilir. Ama öyle olmadigi kesin.

Rusya, Fransa, Iran, ABD ve AB hep beraber Suriyede sünni müslümanlari yok etme operasyonunu birlikte yapiyor. Sünni müslüman Türkiye, DAES terör dinsizleri ile özdeslestirilmeye calisiliyor.

Bölgede aslinda ne yapacagi belli olmayan aktörün Moskova yani Putin degil, Ankara yani Erdogan oldugu aciklamasi yapilirken; hem Erdogan hem de Türkiye Global güclerin hedefi haline geldigi ifade ediliyor.  

Bir yandan Bölge cografi olarak paylasilma pesindeyken ki Türkiye de bu parcalanmaya dahil, öbür taraftan sinkretik-islam denilen, liberal bir dini yapinin hakimiyeti olusturulma pesinde.

R.T. Erdogani Bati medyasi ve siyasileri 3. Dünya savasini kiskirtmakla itham ediyor.Bati Neo-Con (Evanjelist-Siyonist) larinna göre 2012 de Kiyamet süreci basladi. Bu sürec 7 yil sürecek ve zamanin sonu oarak ismlendirilen bir sürec. 2018de armagedon-Kiyamet savasi en siddetli sekilde yasanacak ve bitecek. Fakat ondan önce 2016da bu büyük savasin ön hazirliklari olan savaslar kizisacak ve zemin olusturulacak. Bu ön hazirlik, 2016 kizismasiyla, 2018e kadar ki sürecte Türkiyeyi caresiz ve gücsüz hale getirecek. Sünni alemin umutlari bitirilecek, dahasi sünni Islam anlayisina son verilecek. Türkiye kendi yer alti kaynaklarini kullanamaz hale getirilecek ve global güclerin kontrolüne birakmaya mecbur kalacak. Islam alemini ise cesitli inanc ve ideolojilerle sinkretize olmus Iran temsil edecek. Bu teori ve projelerin vebalini Erdogana yüklemek icin, daha bu günden Erdogan 3. Dünya savasini kiskirtmakla itham ediliyor. 

Sonuc olarak Batinin ve NATOnun müttefiki durumunda oldugu icin, Türkiye ile askeri bir karsilasmayi göze alamayan Bati; bir yandan terör örgütlerini kullanirken öbür taraftan aslinda daha dün cökmüs olan, popülist politikalarla güclü lanse edilen, derinden Alman müttefiki olan ve karizmatik lider rolü oynayan Putin ve sosyal-ekonomik olarak perisan, gaz Rusyasini kullanarak Türkiyeye karsi Suriye ve terör üzerinden 3. Dünya Savasini baslatmis durumda. Rusyanin KIRIMi yeniden istila etmesine, Ukraynanin siyasi olarak karismasina seyirci olan AB, Putinle danisikli dögüs halinde.

Huntington teorisi olarak bilinen fakat Italyan ilim adami Giambattista Viconun 17. yy da calismalarini yaptigi “Medeniyetler ve Kültürler” savasi gerceklestirilirken, bitmeyen Hacli seferleri hedefleride gerceklestirilmis olacak. Fakat bu sefer kurulmak istenen düzen, bir hiristiyanlik hakimiyeti degil, modernize edilmis bir Firavun-Nemrut-Eski Yunan modeli yeni bir dünya düzeni. Dinlerin hayata karismayan kültürel renk halinde kaldigi, ayni sartlarda yasayan tüketim toplumu bireylerinin oldugu, modernize edilmis kölelik ve kendilerini dünyanin yer yüzü tanrilari olarak gören yeni ISIS-OSIRIS-HORUS-KHAOS-EROS-ZEOS-ARTEMIS-HERMES-DIKE-SEMELE-ENLIL-ISTER vs.lerin, yeni ticari sirket isimleriyle  dünyaya hükmetmeleri.

Batinin 2018 armagedon-Medeniyetler Savasina karsi, Türkiye ve Erdogan 2023 Medeniyetler Ittifaki projesini ortaya koydu. Globalizmin Globusu bu eksende dönmesi icin var gücüyle calisanlar, bütün imkanlarini seferber etmis durumda.

Devletimize-siyasi görüsümüz ne olursa olsun-güvenmeli, desteklemeli, kaos ve karmasa olusturan icerdeki kanallarin yönlendirmesine karsi uyanik olmali, birlik olmaliyiz. Farkliliklarimizi tartisicaksak gülerek, sohbet ve muhabbet seklinde yapmaliyiz.

Ve simdi hep birlikte Rusyanin, Suriyeye askerlerini yerlestirmesini, bombalamasini tartismali ve karsi cikmaliyiz. Ne aci ki, TRnin Cumhur Baskani ve yöneticilerimiz Türk sinirinda Rus ucaginin neden vuruldugunu aciklamak zorunda kaliyor. Eger millet ve halk olarak birlik olabilseydik, kimligimizi ve sahsiyetimizi koruyabilseydik TRyi yönetenler hakli bir konuda bu kadar aciklama ihtiyaci duymazdi.

Yakin gelecege hazir olmak istiyorsak biran önce sistem degisikligine ihtiyacimiz kacinilmaz bir zorunluluk. 

“Inaniyorsaniz güclüsünüz” vesselam.

Süleyman Asil TUNCA / Viyana

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Kenan Ergün
KURBANLARIMIZI DEVLETİMİZE BAĞIŞLAYALIM. AMERİKAYA MİLYONLARCA TOKAT ATALIM.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.