www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
mülakaı-1
Bu yazı 143012 kez okundu.
Yazının Tarihi :   22 Eylül 2015 - 12:15:49

Arzın Merkezinden Beşerin Kalbine...

Büyüt
Küçült
Arzın Merkezinden Beşerin

Turgut ERHAN

İlahi bir yolculuk… Arzın merkezinden beşerin kalbine… Renkleri, ırkları, mezhepleri birbirinden farklı, dillerine lebbeyk nidasını pelesenk etmiş binlerce Müslüman, mumun etrafında dönen pervaneler misali tutuşturacaklar yüreklerini yeryüzünün kalbinde… Ömür defterinin sayfaları her geçen gün sararmış yapraklar gibi bir bir dökülürken, birikmişken bilip veyahut bilmeden yapılan cürümler, ötelenmişken; dünyevi zevklerin aldatıcılığına kanılıp çoğu zaman ertelenmişken kutlu buluşma; Rahmanın merhametine sığınılarak yakılacak Hz Vedudun aşkı ile bütün günah kıvılcımları…
Ve artık yolculuk başladığına göre; Yolcu ne yapacak? nerde kalacak? nasıl hareket edecek ve yanına ne azık alacaktı? Ama bu yol vehim yolu değil teslimiyet yoluydu. Hz İbrahim gibi arayışını nihayete erdirebilirse, Hz Hacer misali tevekkül takınabilmeliydi. Hac, bilinen aylardadır. Kim o aylarda hacca niyet ederse (ihramını giyerse), hac esnasında kadına yaklaşmak, günah sayılan davranışlara yönelmek, kavga etmek yoktur. Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir. (Ey müminler! Ahiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvâdır. Ey akıl sahipleri! Benden (emirlerime muhalefetten) sakının (Bakara 197) ayeti kerimesinin ışığında takva örtüsünü kuşanabilmeliydi.
Ayrıca Hacı Bektaşi velinin dediği gibi ‘Kabeye gidene kılavuz gerekir ‘bu nedenle yoldan önce yoldaşta önemliydi. Yolun ve yordamın inceliklerini bilen hac ibadetinin özüne vakıf olan bir kılavuzun rehberliği elbette ölmeden evvel nefsini öldürmeyi dileyen ve “Her kim Kâbeye gelir, kötü söz söylemez, büyük günahlardan çekinir, küçük günahları işlemekte ısrar etmezse, günahlarından arınarak anasından doğduğu günkü gibi tertemiz olarak döner.” (Buharî, Hacc:4) Hadis-i şerifinin muştusuna ermek isteyen hacı adayının işini kolaylaştıracaktı.
İnsanın beyt-ül harama ulaşması, nefsani bütün arzu ve isteklerden arınan ruhun güvene kavuşması ve malayani prangalarından sıyrılan beşerin Beyt-ül atikle özgürlüğe kanatlanmasıdır. Her tavafta, günümüz dünyasında hızla kirlenen ve kalbin özünü kuşatan örtüleri tek tek kaldırıp kalb-kabe hakikatının buluşmasıdır. Tavaf, kulun rabbiyle kucaklaşması, her dönüşte Allahın adıyla, Allah en büyüktür. Allahım sana inanmamın, kitabını tasdik etmemin ahdine vefa göstermemin ve peygamberin Muhammed (sav)in sünnetine uymanın bir işareti olarak Hacerül Esvedi selamlıyorum diyen müminin ezel de Allah (cc)‘ya verdiği söze vefasıdır.
Ve çekirdeğin etrafın da dönen nöronlar misali Kabe ile bir olan bütünleşen insanoğlunun bu meşakkatli yolda çektiği eza ve cefalardan kurtulup rabbinin katından bir esenlik ile zemzemin serinliğine kavuşması, Safada Haceri bir arayışla rahmete erişmesidir.
Hz Adem (as) cennetten çıkarıldıktan sonra vicdanın Arafından; Arafatta affa ermesiyle, Hz Havvaya kavuşarak ruh ile nefsin bütünleşip adem olmasının idrakidir Arafat.
Ve Müzdelife… Ayın ve yıldızların aydınlattığı, gecenin karanlığı ile vahanın uçsuz bucaksız kumlarının birleştiği, Adem ile Havvanın düşürüldükleri cennete ve huzura kavuştuğu tanışıklık döneminin tamamlanıp kaynaşma ve yakınlaşma döneminin başlaması ile düşmanın algılanıp ona karşı savaşın sözünün verildiği, stratejilerin oluşturulduğu, onu hezimete uğratacak manevi silahların kuşanılıp şafakla beraber Mina ya yürüyüşün başladığı yer.
Şüphesiz şeytan açık bir düşmandır ama ‘şeytanın hile ve tuzakları zayıftır‘ (Nisa, 76) ayeti kerimesi ile iblisin zayıf bir düşman olduğunu algılıyoruz. Belki bu yüzden onu mağlup etmek kolay ancak insanı kötülüklere yönelten nefsi, hezimete uğratmak ise çetin bir savaştır. Mina da insan Bismillahi Allahu Ekber diyerek attığı her taşta, iblisle beraber kendi kötü hasletlerini fark edip, nefsi emmareyi kurban ederek, Allaha teslimiyetin zirve noktasını yaşar.
Kısaca Hac; Kabe de kulun bütün dünyevi mülahazalardan kaçarak, yaratanı ile kucaklaşmasıyla başlayıp; Safa ve Mervedeki arayışın zemzemle serinlemesi, Arafatta kulluğunu idrak edip Müzdelifede bu anlayışla rabbine yakınlaşması ve Minada nefsin kötü istek ve arzularından sıyrılıp Allah (cc ) ‘ın affına erişmesi ile nihayet bulur.

Şimdi yolcu! Bu idrakle yürü rızaya varan yolu…
Kabe ile bir olarak her dönüşte kendine dön…
Ve bul! Dünyanın debdebesi arasın da kaybettiğin esenliği Safa ile Mervede
Hacer gibi koş… Hacer misali çırpın yana yakıla..
İsmailce bir tevekkül kuşatsın ufuklarını…
Arafatta af ol Adem gibi…
Ve bil! Müzdelifede şeytan, Allaha değil sana düşman!
Kurban et nefisini Minada…
Ve arınmış olarak dön…

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Sühreverdi Makul
 
Ey Hak yolcusu,hac yolcusu.. bize de dualar edin muzdarip masum biçare alemi İslama dualar edın.. affımız için dağılmışlığımız perişaniyetimiz için...selam ve duayla
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Kenan Ergün
KURBANLARIMIZI DEVLETİMİZE BAĞIŞLAYALIM. AMERİKAYA MİLYONLARCA TOKAT ATALIM.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.