www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu haber 15302 kez okundu. | Kategori : MÜFTÜLÜK
Haberin Tarihi :   28 Aralık 2017 - 09:35

“SİYER’İN ANA KAYNAĞI KUR’AN-I KERİM’DİR!”

Büyüt
Küçült
“SİYER’İN ANA KAYNAĞI KUR’AN-I
Talas İlçe Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Kayseri Şubesi’nin davetlisi olarak Kayseri’de bulunan Prof. Dr. Âdem Apak, 22 Aralık 2017 Cuma günü saat 19.00’da TDV Kız Yurdu’ndaki öğrencilere “Hz. Peygamberi ve Sahabeyi Doğru Anlamak” başlıklı bir konferans verdi.

“SİYER’İN ANA KAYNAĞI KUR’AN-I KERİM’DİR!”

 

Talas İlçe Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Kayseri Şubesi’nin davetlisi olarak Kayseri’de bulunan Prof. Dr. Âdem Apak, 22 Aralık 2017 Cuma günü saat 19.00’da TDV Kız Yurdu’ndaki öğrencilere “Hz. Peygamberi ve Sahabeyi Doğru Anlamak” başlıklı bir konferans verdi.

 

Konferansa, İl Müftümüz Doç. Dr. Şahin Güven, İl Müftü Yardımcısı Fatma Feyza Güner, Yurt Müdürü Ayfer Deniz ve yurt öğrencileri katıldı.

 

Sayın Apak, daha önce bir grup üniversite öğrencisine konferans vermek üzere gittiği bir yerde, öğrencilerin bazılarının “Yarın sınavımız var” diyerek konferansı dinlemeye gelmediklerini anlattıktan ve şimdi bu konferansında salonu dolduran öğrencilere teşekkür ettiğini ifade ettikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“İmtihanlar, öğrenciler için çok önemlidir elbette. Ama not kaygısı olmadan çeşitli konferans ve sempozyumlara katılmak, eğitim hayatında sizlere asıl katkı sağlayacak şeylerdir. Bunlar, hasbi olarak ve bir karşılık beklemeden ilmi ve hakikati öğrenme adına atılan bir adımdır ve daha bereketlidir. Yalnızca okula gelen, dersten sonra evine, yurduna dönen, bir topluma karışmayan, herhangi bir sosyal faaliyette bulunmayan öğrencilerin, kendilerine de, topluma da bir hayrı olamaz. Sizler, bu tür faaliyetleri bir fırsat olarak değerlendirmelisiniz ve gerekli istifadeyi elde etmelisiniz.”

 

“SİYER’İN ESAS ÖLÇÜSÜNÜ DE YİNE KUR’AN-I KERİM’DE BULMAK MÜMKÜNDÜR.”

 

Peygamber Efendimizi (sallallahu aleyhi ve sellem) bilmeden ve iyice tanımadan iyi bir Müslüman olmanın mümkün olmayacağına vurgu yapan Sayın Apak Hoca, konuşmasını şu sözleriyle devam etti:

 

“Allah Rasulü’nün davranışları, O’nun hayatının tamamıdır. O’nun tavır ve davranışları, İslam’ın ete kemiğe bürünmüş halini gösterir. Bu durumda atacağımız ilk adım, Peygamber Efendimiz’i doğru anlamak olmalıdır. Bunun temeli de O’nu, doğru kaynaklardan öğrenmekle atılacaktır. O’nun hayatını doğru şekilde öğrenmek için öncelikli esas, hem bilgi veren hem de diğer bilgiler için ölçü olan ana kaynağımız Kur’an-ı Kerim’dir. Hatta şunu söylemek mümkündür; hiçbir siyer kaynağında bilgi olmasa bile tek başına Fetih Sûresi’nin tefsirini okuduğunuzda, Hudeybiye Barış Antlaşması’nın bütün teferruatını orada bulmanız mümkündür. Enfal Sûresi’ni okuduğunuzda Bedir Savaşı’nın, tarafların psikolojilerine varıncaya kadar bütün ayrıntılarını bulmanız mümkün olacaktır. Sûrede pek çok psikolojik tahlil bulursunuz ki bunlar, bizim siyer kitaplarımızda pek bulunmaz. Bundan dolayı Siyer’in esas kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir ve Siyer’in esas ölçüsünü de yine Kur’an-ı Kerim’de bulmak mümkündür.

 

Yayın dünyasında piyasaya Siyer adıyla sürülen pek çok kitaba baktığınızda, bir tane bile ayetten faydalanmadıklarını görürsünüz. Bu kişiler, ya bilerek Kur’an-ı Kerim’den faydalanmıyorlar –ki bu, itikadi sıkıntıdır- ya da bilmeden faydalanmıyorlar -ki bu da ehil olmadıkları işin peşinden koşuyorlar demektir-. Onun için Kur’an-ı Kerim’i referans almadan oluşturulan hiçbir Siyer çalışması meşru değildir, makbul ve muteber değildir. Kitap fuarlarına gittiğinizde, Siyer yazarlarını gördüğünüz zaman onlara, lütfen şunu sorun: ‘Siz, bu kitabı yazarken hangi kaynaklardan faydalandınız?’ Genelde yazarlardan şunu duyarsınız: ‘Ben, M. Asım Köksal’ın kitabından faydalandım.’ M. Asım Köksal’ın kitabı, Siyer kaynağı değildir. Onun kitabı Siyer değil, İslam Tarihi’dir.

 

Eğer bir müellif, Kur’an-ı Kerim’den ayetler alarak İslam Tarihi’nin Siyer hadiselerini açıklamada kullanamıyorsa veya İbni Hişam’ın es-Sîret-u Nebeviyye’si gibi kitaplardan kaynak olarak faydalanmadıysa, o yazdığı eser Siyer kitabı olamaz. Tekrarlıyorum, Siyer’in ilk ve esas kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir.

 

İkinci kaynak, Allah Rasulü’nün hadis-i şerifleridir. Ama şunu özellikle ifade edelim ki hiçbir zaman hadisler, gerek kaynak değeri gerekse hakikati ifade etme anlamında ayetler derecesinde olamaz. Hadisler, zannî bilgiler taşır. Hadisler, Müslümanların kendi gayretleri neticesinde Allah Rasulü’ne intikal ettiği düşünülen bilgilerin bir araya getirilmiş şeklidir. Onun için hadisler, hiçbir zaman Kur’an-ı Kerim ayarında düşünülemez, Kur’an-ı Kerim değerinde olamazlar. Ancak Kur’an-ı Kerim dışındaki, mesela İbni Hişam’ın es-Sîret-u Nebeviyye’si, İbni İshak’ın Kitabu’l-Meğazi’si, İbniSa’d’ın et-Tabakatu’l-Kûbra’sı, Vahidî’nin Kitabu’l-Mevazi’si gibi genel siyer kaynaklarıyla kıyasladığımızda, hadis kaynakları daha makbul ve daha muteberdir.”



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Credit Financier Home
*% 3 faiz kredisi sunmaktadır * Nakitsiz Girişimci Sigortası * Para için garanti İyi kredi notu
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.