www.camises.com.tr

Diniajans.net

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
mülakaı-1
Bu haber 10255 kez okundu. | Kategori : DİYANET
Haberin Tarihi :   11 Şubat 2018 - 10:38

FAHRİ BİR ÖĞRETİCİNİN KALEMİNDEN;

Büyüt
Küçült
FAHRİ BİR ÖĞRETİCİNİN

FAHRİ BİR ÖĞRETİCİNİN KALEMİNDEN; 
Ben de binlerce Fahri Kur’an Kursu öğreticileri, vekil imamlar, müezzin kayyımlar gibi kadrolu öğreticisi bulunmayan cami ve Kur’an kurslarında, aslın yerine görev yapan geçici öğreticilerden biriyim. 5 yıldır geçici (fahri) öğreticilik yapıyorum. İlahiyat Ön lisans eğitiminden sonra Lisans eğitimimi tamamladım. 2 farklı 4-6 yaş Kur’an Öğretici Sertifikamın yanında görevlendirilmek için tüm geçici (fahri) öğreticilik yapanlar gibi KPSS, iki yılda bir yapılan DHBT sınavları ve her yıl için, yaz dönemi ve eğitim dönemi ayrı olmak üzere, göreve başlamadan önce Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan mülakat sınavlarına katıldım. Sınavlardaki başarılı olanlar arasından güvenlik soruşturmalarımız akabinde, müftülüklerce yapılan mülakattaki aldığımız başarı puanlarına göre görevlendirildim.
Öncelikle; birçok hocamın da benim gibi düşündüğü, bu görevi bir peygamber mesleği olarak gördüğüm için yürüttüğümü, sevdiğim için ifa ettiğimi bilmenizi isterim. Kur'an'ın tanıtılması ve öğretilmesi görevlerin en güzeli. Kur'an'la hem dem olmanın ne kadar önemli olduğunu Efendimiz (s.a.v.) "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir buyurarak dile getirmiştir ve biz bu işi sıradan bir meslek gibi değerlendiremeyiz. Bu meslek her şeyden önce peygamber mesleğidir. Bu mesleği yapmaya başladıktan sonra anladım ki; inançlı ve ahlaklı nesiller yetiştirmenin merkezi olarak bilinen Kur’an kursları aslında, ‘’dünyanın sigortasıdır’’ ve bununda ancak bu kurslarda çocuklarımızın ve annelerin ruhunu doyurmakla mümkün olabileceğidir. Sadece karın doyurmanın yeterli olmadığı günümüzde, buralarda karşılaştığımız güzelliklerle beraber, tecrübesizlik ve başka birçok etkenden anneler ve o annelerin pişmanlıklarını ve çaresizliklerini gördüm. Hz. Ali’nin kırk yıl kölelik yapmaya değer biçtiği bir görevde, işimi o kadar çok severek yapıyorum ki; mesleğim sayesinde şahit olduğum hayatlar, hikâyeler, tanıştığım teyzeler, çocuklar, pişmanlıklar, tecrübesizlikler, ibret aldığım olaylar tecrübeler. Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkenin yüzde 60-70’lerinin kendisine indirilen Kuran-ı Kerim’i okuyamadığı toplumumuzda, Kur’an okuyanların nüfusumuzun yüzde 80-90’ ları bulduğunda ve hepsinden önemlisi hayatına rehber kılmaya başladığında, tüm bu pişmanlıkların azaldığı daha sağlıklı ve inançlı toplumlara kavuşulabileceği düşüncesindeyim. Ayşe teyzenin ‘’kızım 80 yaşına vardım, bunca ömrü boşa harcadım, yapamam öğrenemem zannediyordum bu yaşta Kur’an öğrendim ya, Allah senden razı olsun" demesi, Hatice teyzenin "buraya gelene kadar zamanımız televizyon başında boş şeylerle geçiyordu, zamanımız değerlendi bereketlendi", Havva teyzenin " bu kurslarla tanışdıktan sonra ailem ve çocuklarımla daha çok zaman geçirmeye başladım" duaları yeter bana. Kendimi bildim bileli buralarda yaşadığım duygunun yerini başka hiçbir şey vermedi bana. İşte sırf bu yüzden ve geçmişteki tecrübesizliklerimden kendi çocuklarıma vermekte eksik kaldıklarımı, başka aileler, analar vermekte geç kalmasın diye gösterdiğim gayretin bana verdiği duyguyu kaybetmemek adına bu görevimi bırakmam, bırakamam.
Çoğu hocamız gibi benimde bu görevi yapmadaki önceliğim ve asıl gayem; annelerimizin ve imtihan vesilemiz her şeyimiz olan çocuklarımızın, kurtuluş reçetemiz Kur’an’la buluşturulmasıdır. Yıllardır fahri çalışıyorum. Bu meslek 700-800 TL için yapılacak bir görev değil. Çok düşük bir ücretle kadrolu olanların görevini icra eden Geçici Öğreticiler isteyerek bu mesleği yapıyorlar. Ancak; herkesin durumu farklı olmakla birlikte, çoğu ekonomik olarak da ciddi sorunlar yaşıyorlar ve maddi yönden çok mağdurlar. Türkiye'nin her yerinde kırsalda, taşrada görev yaparken, çoğu evli, içlerinde 3- 4 çocuk annesi olan hatta bebekleri olanlar dahi var. Görev yaptığımız yerler çok uzak ve birçoğumuz 2-3 vasıta ile gidip geliyoruz. Yıllarca kadrolunun aldığı maaşın 4/1 ‘ı olan 700-800 TL maaş alıyoruz üstelik ayda 8-10 gün SSK primlerimiz yatırılıyor. Bu rakamlar temel öğretimin yanında ek yapanlar için 1000-1100 arası ücret 10-12 gün sigorta olabiliyor. Birçoğumuz sağlık sigortalarından eşi üzerinden yararlanmakta iken, 8-10 gün sigortalı görünmekten dolayı 250 TL civarında aile yardımı, maaşlarından kesildi. Yani aile yardım ödeneğinin maaştan kesinti miktarı, sigortamızı 30 güne tamamlamak için SGK ‘ya yapılan ödeme ve görev yerlerimize gidiş geliş otobüs ücreti, emin olun maaşımızdan fazla. Üstelik 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri gereği yüklü miktarlarda GSS Borcu olarak SGK’ ya borçlandırıldık. Hiç bir özlük hakkına sahip değiliz. İş güvencemiz yok, özlük hakları yok ve gelecek kaygılarımızın yanında ''liyakatli olmamıza rağmen “KPSS ve DHBT sınavları yanında her yıl 2 kere mülakat, sürekli KPSS, DHBT sınavları aşırı derecede bizleri yoruyor ve yıpratıyor. Çoğu fahri hocamız tecrübeli ve deneyimli hocalar. Tabi ki her çalışanımız, aynı kalıptan çıkmış gibi tek bir düşünceye sahip değil. Zaman zaman çok az, hatta yok denebilecek kadar az da olsa, fahriler görevde yetersiz, gereksiz ve hatta zaten öğrencimiz az, öğrenci bulamıyoruz, fahriler kaldırılsın’’’ gibi sığ düşünceye sahip çekememezlik yapanları, mantıksız yorumları duyduğumuz da, bu bizleri çok üzmüşse de, çok büyük bir ekseriyeti, Peygamber mesleğinin icra edildiği bir makam bilinç ve şuuruna sahip kaliteli, dürüst inançlı eğitimli olan bu imanlar bize güç veriyor.
Son günlerde, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Kuran Kurslarında geçici görevle hizmet vermeye çalışan fahri öğreticilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi hususunda güzel gelişmeler olduğu haberlerini alıyoruz. Özellikle, Fahri Öğreticilerin durumu ve çalışma koşulları hakkında Cumhurbaşkanımızın bilgilendirilmesi neticesi, şartların iyileştirilmesi noktasında bir çalışma yapılması talimatı vermesi ile başlayan bu süreç, ardından Fahri Kur’an Kursu Öğreticileri öğrencileri ile Cumhurbaşkanımızın Ak Parti grup toplantısında bir program gerçekleştirilmesi ve “Fahri öğreticilerimizle ilgili çalışmayı hızlandırma talimatı ile devam etmiştir. Yine Fahri ve Vekillerin Sorunlarını Dinleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Jülide SARIEROĞLU’ nun, geçici (Fahri) öğreticiler ve vekil İmamlar taşeron olmadığından bu kapsama dahil edilmediği, taşeron meselesi biter bitmez fahri öğreticiler ile vekil imamlar için özel bir çalışma yapılacağı ifadeleri, hepimizi umutlandırmıştır. 
Bu güne gelinmesinde, herkesin emeği olduğunu düşünüyorum. Ebetteki ben de Bimer, Cimer, Bakanlarımız, vekillerimize taleplerimizi ilettim ama sanırım bu konuda en az katkısı olan herhalde benimdir. Devletin işleyişinde belgelere göre hareket edilir düsturuyla, bu günlere, Samsun’undan Mersin’ine İzmir’inden Kars’ına, Erzurum’una kadar gerek mail ve gerekse diğer iletişim araçları ile taleplerini iletenden, paylaşımlarında fahrilere yer verenlerle, çocuklarıyla beraber gidip, sorunlarını Cumhurbaşkanımızla ve yetkili makamlarla görüşerek dile getirenlerin çabaları ile gelindiğine inanıyorum. Sendikalarımız Diyanet-Sen’in toplu sözleşmelerde Geçici ve Bazı Personelin kadrolu Statüye Geçirilmesi ve her platformda Fahri Kur'an Kursu Öğreticileri ve Vekil İmam-Hatiplere kadro verilmesi talebleri, Türk Diyanet Vakıf-Senin her zaman yanımızda olması ve kararlı ve ilkesel duruşunun sonucu olduğuna gelindiğine inanıyorum. Sosyal Paylaşım siteleri üzerinde kurulan, fahri ve vekillerle ilgili platformlara, gruplara, hatırımda olan olmayan ve aklıma gelmeyen herkesin ve tüm fahri öğreticilerin, vekil hocalarımızın çalışmalarının sonucu ulaşıldığına ve tabi ki hepsinden önemlisi; Cumhurbaşkanımızın fahri öğreticilerin durumu ve çalışma koşulları hakkında bilgilendirilmesi neticesi, bu soruna duyarsız kalmayıp ve verdiği talimatlarının sonucu olduğuna inanıyorum. Emek verenlerden, katkısı olanlardan Rabbimiz zaten haberdar. Allah'ın rızasından büyük mükâfat bulunmadığı inancımızla, ‘Katkısı olan herkesten Allah razı olsun’ diyorum. 
Hayat kitabımız rehberimiz olan Kur’an- ın öğreticisi olanlar gibi şahsen ben de "Hak almanın şeklinin, suçlamakla, karalayarak, kırarak ve yıkarak ’’ yapılmasını doğru bulmadım, bulmam. Sorunlarımızı, taleplerimizi dile getirirken çirkinleşmeyi tasvip etmem. Devletin işleyişi gereği tüm kurumların bir görevi olduğuna, örneğin ülkemiz için bir ihtiyaç ve toplumun birlik ve beraberliği için zaruret olan Diyanet İşleri Başkanlığı’ mızın bir kurum olduğuna ve belli bir yasa ile belli görevleri yerine getirdiğine, elbetteki çalışanına sahip çıkıp bu konuda üstüne düşeni yerine getirmek noktasında azami gayretlerini beklemekle birlikte, yapabileceklerinin ve yapamayabileceklerinin belli olduğuna ve asla yıpratılmaması gerektiğine inanırım. Hele hele, Vatanımızın dört yanının işgal edilmek istendiği, dünyanın ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde, tüm bunlara rağmen hızla büyüyen devletimizin, devlet büyüklerimizin üstündeki yükün, hepimizden kat ve kat daha ağır ağı olduğuna inanırız. Elbette sorunlar vardır ve olacaktır da. Hükümetimizin tüm bu sorunların çözümündeki gayretleri hepimizin malumudur. Hastanesinde taşeron olarak hemşirelik yapanından, diyanette temizlik işlerini yapan taşeronlarına kadar bir milyon taşeronun kadroya dahil edilmesi üretilen tüm bu çözümlerden sadece bir tanesidir. 
Son günlerdeki, fahri öğreticilerle ilgili çalışma haberleri bizi ziyadesiyle memnun etmiştir. Henüz ne tür bir çalışmanın yapıldığı hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmamakla beraber beklentim, her şeyden önce geçici olan fahrilerin kalıcı hale getirilmesi yani iş güvencelerinin sağlanması noktasındadır. Mülakat, DHBT, KPSS sınavlarından kurtulmak asli memurluğa atanma şartlarını her yönüyle taşıyan fahri öğretici ve vekiller KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) ve DHBT (Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi) sınavlarını başarılı bir şekilde kazanmalarına rağmen, DHBT Mülakat ve KPSS sınavları stresinden de kurtarılması, sigortalarının tam yatırılarak, ücretlerin aylık standart geçimini temin edebileceği makul seviyeye getirilmesidir. Bu noktada çözüm önerimiz olarak;
1- Diyanet İşleri Başkanlığında çalışan Gecici Öğreticiler (Fahri Kur'an Kursu Öğreticileri) aynı statüde bulunan MEB’deki ücretli öğreticilerle ilgili yapılan torba yasa 80. Madde ile; Bütçe olanakları ile alakalı olduğunu düşündüğüm, belli bir süre çalışmış olan (ek ders ücreti çalışan öğretmenleri kapsayan) ve sayısı 5000 i geçmeyecek şekilde sözleşmeli atanmak için yasa tasarısı ki yakında torba yasa olarak çıkarılacak ücretli öğretmenler için sayısı 5000 i geçmemek üzere sözleşmeli yapılmaları noktasında tasarısı hazırlandığı. Başbakan Yardımcımız Sn. Bekir Bozdağ, ında Cumhurbaşkanımıza ‘’Kur’an Kursu Öğreticileri de aynı durumda’’ şeklinde ifade ettiği gibi, MEB’deki ücretli öğreticilerle aynı statüde bulunan Fahri Kur'an Kursu Öğreticilerinin de aynı şartlarla eşitlik ilkesi gereği bu tasarıya dahil edilmeleridir. 
2-. Yine ve eşitlik ilkesi gereği MEB’deki ücretli öğreticilerle ilgili söz konusu yasa tasarısına dahil olamayacak ve sözleşmeli atanamayacaklar için yapılacak iyileştirme çalışmalarının statüleri bakımından aynı görevlendirmeye tabi olan Fahri Kur'an Kursu Öğreticileri içinde yapılması her şeyden önce hakkaniyet açısından gerekli olup en beklentilerimizdir. Gerek MEB’deki ücretli öğreticiler gerekse Diyanet İşleri Başkanlığında çalışan Fahri Kur'an Kursu Öğreticilerinin, mülakat, DHBT, KPSS sınavları stresinden kurtarılması, sigortalarının tam yatırılarak, ücretlerin aylık standart geçimini temin edebileceği makul seviyeye getirilmesidır.
3- Vekil olarak görev yapan hocalarımız için de en önemli sorun olan iş güvencelerinin sağlanmasıdır. Asli memurluğa atanma şartlarını her yönüyle taşıyan bu görevlilerimizin de Mülakat, KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) ve DHBT (Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi) sınavları stresinden kurtarılması noktasında kalıcı bir modelin geliştirilmesidir. 
En kısa sürede fahrilere vekillere, 1.madde ile sözleşmeli, 2. Ve 3. Madde ile iş güvencesinin sağlandığı kalıcı model ile sigorta primleri gibi sorunların düzeltilip ücretlerin makul seviyelere getirilmesi şeklinde söz konusu çalışmaların tamamlanmasını diliyorum.



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
hafiz
Kadro mutlak verilmeli ikramiye hakkimiz
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.net | http://diniajans.net/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.